1
Yorum
11
Beğeni
5,0
Puan
172
Okunma

Kışın ortasında
soğuk yalnız havada değil,
insanın iç boşluğunda dolaşır.
Bir varlık yürür rüzgârda
Adı söylenmez,
ama evlerin içinde
en çok o duyulur.
Pencere kenarındaki
menekşe gibi
dar bir toprağa kök salar.
Yer dar, gök uzak,
ama yine de
çiçek açması beklenir.
Duvarlara sürülen
görünmez harçtır o.
Çatlakları kapatır,
yükü taşır,
adını yazmadan evi
ayakta tutar.
Camdan bir sabır
taşır avuçlarında.
Şeffaf, kırılgan,
ama keskin.
Kırıldığında
en çok kendini kanatır.
Göğe bakmak ister insan
Omuzlarına bağlanan ağırlık
kanat yerine alışkanlık verir.
Uçmak bir düş,
kalmak bir görev olur.
Gece,
yastığın içine saklı
tuzlu bir iz bırakır
Sabah olunca
yüzüne ışık sürer,
hiçbir şey olmamış gibi.
Toprak gibidir;
üzerinden geçilir,
yine de filiz verir.
Ama her filizin altında
ezilmiş bir hatıra uyur.
Et ve kemikten yapılmış
sessiz bir mucizeyken,
taş sanılır.
Oysa nabız atar.
Oysa yorgunluk vardır.
Oysa insanlık,
gücün içinde değil
kırılganlığın kıyısında büyür.
Ve bir gün
kendi gölgesine bakarken
şunu anlar:
Dayanmak bir kader değil
Sadece
öyle öğretilmiştir.
Feride
18-02-2026
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.