3
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
1276
Okunma
Bir çocuk düşünün:
henüz yedi yaşında.
Tavşanlarını kovaladığı
Kırsal alanlar:
Hepsi de onunmuş gibi
Uzayıp giyorlar...
O hep yalnız, hep tek başına.
Ufukların maviliğini,
Dağlarla ufkun birleştiği yeri,
Uzun, uzun, seyreder;
’Hemen koşsam ulaşırım’ der,
Ufkun maviliklerine dalar,
’İşte deniz orada... orada...’ derdi.
Öylesine tutkulu hayalederdi,
Görmediğini, bilmediğini,
Özleyen insanlar gibi.
Bir sevgiliden daha ileri
Hep merak eder, özlerdi denizi.
Elinde bir çalı değneği,
Çimenleri döver gibi
Bir sağa, bir sola savurarak
Dudaklarında bir türkü,
Ya da bir şiir’in sözleri,
Kendince duyğulu ve anlamlı söylerdi.
Bütün bu duygular içinde
Habire gelişen gençlik dünyası.
Bilinmez ki, nezaman başlar?
Nezaman biter? yürek çarpıntıları.
Nefes alıp veren körük misali,
Bir inip, bir kalkan,
O körpecik çocuk yüreği.
Sonunda biter deniz sevdası
Çünkü içindedir denizin artık.
Bir başka sevda gelişir
Gök’le denizin birleştiği yerde;
Nasıl yakalandığını anlayamadan
Birden bire başlar yürak sancısı.
Dönmek istese de dönemez,
Artık bir hayaldir yedi yaş çocukluğu.
Ufkuna baktığı dağlar kadar büyümüş:
Gençlik sorunları, gönül sevdaları,
’Yaaşamdır bu çocuğum,yaşayacaksın;
İşte ufuk, işte deniz, İşte kalpağrısı"
Diye, bari bir yol göstereni olsaydı.
" Haydarpaşa / İST. KemalPolat"
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.