7
Yorum
13
Beğeni
5,0
Puan
736
Okunma
Beyceyiz den hep geçerken
Tutya kaplı, yarı ahşap evin,
Dar penceresinden tül perdelerinin
Hep aralanmasını beklersin.
Bu defa görünmedi,
Hadi bir daha dersin,
Geçişler birken beş olur
Olmadı tekrar dönersin.
Bazen düşünürsün
Eline koca bir taş almayı,
Yanlış olduğunu bile, bile,
Tutyalı evin pencere camını kırmayı.
Sevda bu olur mu, olur:
Çılgınlık olduğunu bile, bile,
Düşünürsün, ama yapamazsın
Bunun sevda çılgınlığı olduğunu anlarsın.
Böyle bir şeydir işte sevda.
Ne tufan dinler, nede bora,
Varsa, yoksa, tutya kaplı ahşap ev
Arşınlarsın önünde biteviye.
Donduran soğuğa aldırmadan
Hep onun sıcaklığını hissedersin,
Nedense üşümezsin, yorulmazsın,
Pencereden bakmıyor diye darılmazsın.
İşte öyle bir şeydir sevda...
O hep haklı olur, sen katlanmalısın...
Gönlün sokaklar kadar geniş olmalı
İçinde o hayalin hep buğusu kalmalı
Belki yirmincidir dönüp durduğun;
Sevda umut demektir hep yeşil filizli
Sonunda perde de, pencerede açılır
Narin beden, sarı saçlar
Sarkar, pencereden Rapunzel misali.
Mırıldanırcasına,”tamam gördüm,
Ve de anladım, yirminci turunu yapıyorsun,
Al beni, götür beni, diyemiyorum çaresizim...
Biliyorsun!..alıp götürmeni istiyorum.”
İşte sevda böyle bir şey:
Vuslata ermek için o hep haklıdır
Aşkın ve sevdanın o engin coşkusu,
Tortusuyla, hep içimizde saklıdır.
KEMAL POLAT
5.0
100% (8)