6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1087
Okunma
her şiir gibi bir şiirdi
lale mevsiminde, istanbul’da, denize karşı
ve fakat elleri kelepçeliydi
gitaristin dilinden dökülen o şarkıya
her şarkı gibi
hiç tanımadığı bir şairin son şiirini ölümünden sonra okurken
geciktiğine hayıflanıyor
ve duyumsuyordu iğreti kelimeleri dilindeki
erişilmesi güç bir edebilikte bir şiir yazdı
Galip gibi.
sonra bir romana hapsoldu kanatları
bu şiirde istanbul kirlendi
bu şehri istanbul terketti.
her şehir gibi bir şehir şimdi
lale mevsiminde, üsküdar’da, denize karşı
esir çocuklara hamal mevsimlerde köprüaltı düşleri satılır
ve baharlar hiç ölmeyen deli ihtiyarlar için yargılanır
muhayyilesi terkedilmiş bir kölenin pembe avuçlarından akarken kan
ve bu korku ütopyasında kaybolmuşken zaman
her acı gibi bir acıydı
adamın içindeki
bir anadolu türküsü renginde soluk mavi
bir eski istanbul sokağını inleten gramafon gibi kırmızı
ve şimdiki eğreti şehre gazel
ve şimdiki eğreti şehirde ezel...