3
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1111
Okunma
bir uzun yürüyüştü seni düşlerde büyütmek
öylesine ağır ve emin...
bir yağmur altındaki yürüyüştü öylesine sırılsıklam...
bir zeytin ağacı altında kollarıma sarmaktı mavi düşlerini...
bir tatlı bakışın içinde saklamaktı sevgilinin gülüşlerini...
ellerine tutunmaktı bir ömür yaşamak...
yüreğinin kanatlarında seyretmek kendini...
ve bir adada soluklanmaktı mahcubiyetinin içindeki utangaclık...
ıslak bir günün içindeydi içimizdeki...
mavi gözlü düşüm,
gizli gülüşüm
yağmurda ıslanmış hallerini düşündüm bu gece
hayaller gibi yapış yapıştı sessizlikler
suyun merhametiydi seni bana gösteren...
tüm ıslaklığını seyretmekti seni sevmek...
sınırsız ve mahmur...
yağmurdan kaçarcasına sığındığımız kerpiçten odanın icine.
ve gözlerinde düşlerimin resmini görmekti beni kışkırtan sevmeye...
pimi bin yıl önce çekilmiş bir yalnızlıkla donatılmıştım...
bir arzu kalabalığıydı bakışların gözlerimde...
öylesine tarifsiz ve kollarımda bir ömür asil mavi.
ve bir yasak bildiri gibi seni okumanın adıydı tutkularınla sevişmek
her vakit..
öylesine ıslak ve kıskıvrak...
dokunarak yazmaktı sana şiir...
şiiri ıslak gözlerinde sevda ile söylerken en iyi tercümandı şarkı...
bu yağmurun koynundaki şarkındır
ölesiye söylenir....
yagmurun şarkısıdır seni bana getiren...
şarkıdır bana sevgiyi çığlık çığlığa söyleten.
Zeki Nurçin
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.