6
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
1778
Okunma
FİRARİ DÜŞLER
yürüyordum kentin kalabalığında bulvarın
hoştu firari bir düşü yakaladığım hava
ilerde sesimi bıraktığım nehirde akıyordu
parçalanmış bir çığlığın vicdanıyla
şimdiki zamandan öteye
hoşlanıyordum
firari bir düşü yakalamak için kentin kalabalığında yürümekten
insanlar
o aynı zamanda çabuklaştıran
koşmaları öğrenmiş adımları olan
yürüyordu
yaralanmış bir zamanı iyileştirmek için
yürüdüğüm kentin bulvarında
hızlandılar birdenbire
umut ve sevgi saçarak akşama ramak kalmış havada
oynamak istiyordum kuralsız bir oyunun cırlazanı olarak
soludum suçlu bir resmin anlattıklarını
gözüken bir acı kadar tutuşup
bindim zamanın terazisine bir müddet
uzaklaştılar hemen
ürkütüyordu herkesi
adanmış ömürleri seven uçurum
zaman aktı
alıp götürüyordu beni
nasıl düşerse bir ışık kalbin çıkmaz sokağına
öyle bir ışık düştü
bir şarkı gibi çöken
altında yürüdüğüm gökten
defalarca tekrarlıyordum aklımda
inanılmaz bir buluş muydu çamurdan tanrılar çağı
hasretliğim geziniyordu vazgeçilmez inançla
ve hep soruyordum
hep soruyordum ama
ay’ın gözükmediği gecelerde dahil
nasıl duyulmazdı o kırılgan ağıtlar
herkesin ait olduğu bu boşlukta