Şairlerin yalan söylemek için ehliyetleri vardır. plıny
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl
VİP ÜYE

ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM

Yorum

ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM

( 30 kişi )

20

Yorum

43

Beğeni

5,0

Puan

258

Okunma

ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM

ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM



Bazen diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Çekip gideyim
bilmediğim bir yerlere.
Her şeyi olduğu gibi arkamda bırakıp.
Sırtıma yalnızlığımı takıp.
Ağız dolusu bir küfür ederek gelmişine geçmişine...
Kendi kendime, İbrahim,
çekip gideyim bir yerlere.

O sözleri... çıkmıyor aklımdan, dağlayan
yüreğimi.
Büyük kavgaydı, İbrahim.
Ne özür dilerim,
ne de dönerim geri.
Kötü şeyler söyledim, tamam.
Tükürsen yalanmaz hani.
Sonra aklıma geliyor gözleri.
Bir buse konduramadığım, hüzün değmiş kirpikleri.
Acılı bir tebessüm, zehirli lotus çiçeği
gamzeleri.
Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri.
Hüznüne, gülüşüne, iç çekişine kurban olduğum...
O olan her rüyayı hayra yorduğum.
Her gülüşüyle yeniden doğduğum.
Öyle bir sıkıntı var ki içimde.
Yer yarılsa da girsem içine... Ruhum belki kurtulacak.
Ölsem vallahi daha
iyi olacak.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
Ona kıyamıyorum.

Her duruşuna, her dokunuşuna...
İhtiyacım var ona...
Lavanta kokan saçlarına.
Kır çiçeği kokusuna.
Tırnakları turunç reçeli, elleri domates rendesi.
Hatta dudakları...
Sirke,
sarımsak,
tuzlu,
kekremsi.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
O kokuyor her şey...
Bırakamıyorum.

Kanıma işledi işleyeli,
kadın nedir öğrendim ben... İbrahim.
Ondan öğrendim ben renklerin en güzelini.
Kadın dediğin böyle olacak işte.
Bir eli oynaşta, bir eli işte...
Yüreğimi hızlandıran bakışları,
öğle sıcağı gibi yakışları.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim,
kendi kendime.
Bilmediğim bir yerlere.
Kendime söz geçiremiyorum.

Ha sahi, desen ki: Hani gidecektin?
Yalvarsa da dönmeyecektin.
“Samimiyet nerede?”
Son yazdığı notun... satırında mı?
Çektiğin acılar hatırında mı?
Erkekliğin hepsi bu kadar mı?
Ben onun gözlerinde buldum sevgiyi, İbrahim,
sözlerine bakmam.
Umut fakirin ekmeği,
kafama takmam.
Eski bir romanın sayfaları arasında...
Gül yaprağı gibi, mahzun ve kurumuş.
Sevgimi mazide bırakmam.
Bırakamam.
Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim, kendi
kendime.
Bilmediğim bir yerlere...
Ne desem bilmiyorum.

En iyisi mi otur oturduğun yerde.
Müptelasıyım herhâlde.
Ya da alın yazım, yazgım, kaderim.
Nasıl bırakıp gideyim,
İbrahim?

Yılmaz Tizgöl
Moskova
28.08.2023

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (30)

5.0

100% (30)

Çekip gitsem ibrahim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Çekip gitsem ibrahim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
12.9.2026 20:43:39
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

ANDIRIN SÖZ YURDU YAZIN SİTESİ

Şair: Yılmaz Tizgöl
Şiir: ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM
Değerlendirildiği Salon: Valizin Defalarca Hazırlanıp Bir Türlü Kapıdan Çıkarılamadığı, Turunç Reçeliyle Domates Rendesinin Aşk İmgesine Dönüştüğü ve İbrahim’in Sabırla Aynı Hikâyeyi Dinlediği Gitsem mi Kalsam mı Salonu

Yılmaz Tizgöl’ün ÇEKİP GİTSEM İBRAHİM şiiri RUSAMER’e ulaşınca Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bir valiz hazırlattı. Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden Göçmen Galip valizi kapının önüne koydu; fakat şiirin kahramanı her çekip gideyim dediğinde birkaç dize sonra sevgilinin gözlerine, kirpiklerine, saçlarına, kokusuna dönünce valiz üç kere içeri alındı, dört kere dışarı çıkarıldı. Kalburabastî Efendi sonunda işlemi durdurdu. Dosyanın daha başında belli oldu: Bu adamın ayakları gitmeye hazırlanıyor ama gönlü nüfus kaydını kadının üzerine çoktan aldırmış.

Ozan Diyari – Erdoğan Başıbüyük Köşesi

Şiirin ilk büyük hareketi Ozan Diyari Köşesine vardığında Valizci Veli, anlatıcının öfkeyle başlayan kaçış isteğini kayda aldı. Sırtıma yalnızlığımı takıp güzel bir ifade; yalnızlığı yük ve yol azığı hâline getiriyor. Ardından gelen Ağız dolusu bir küfür ederek gelmişine geçmişine şiirin konuşma dilini ve öfkesini çıplak biçimde ortaya koyuyor. Burada süslü bir âşık yok; kavga etmiş, kırılmış, ağzından kötü söz çıkmış ve kapıyı çarpıp gitmek isteyen gerçek bir adam var. Şiirin inandırıcılığı da büyük ölçüde bu kusurlu insan sesinden geliyor.

Hacı Ahmet Ağa Köşesi

Mesele Hacı Ahmet Ağa Köşesine ulaştığında Pişmanlıkçı Pala, büyük kavgadan sonra söylenen Ne özür dilerim / ne de dönerim geri hükmünü kaydetti. Fakat daha birkaç satır geçmeden Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri geliyor. Şiirin asıl çatışması tam burada: gurur git diyor, sevgi kal diyor. Yılmaz Tizgöl bunu saklamıyor; hatta şiirin bütün yapısını bu kararsızlığın üzerine kuruyor. Bir buse konduramadığım, hüzün değmiş kirpikleri güzel; fakat Acılı bir tebessüm, zehirli lotus çiçeği / gamzeleri daha zorlanmış bir imge. Lotusun şiirin geri kalanındaki gündelik, yerli ve sıcak söz varlığıyla bağı zayıf kalıyor.

Kul Köşger – İsmail Köşger Köşesi

Şiir Kul Köşger Köşesine geldiğinde Koku Müfettişi Kâmil alışılmış aşk şiirlerinde pek rastlanmayan bir dosyayla karşılaştı: Tırnakları turunç reçeli, elleri domates rendesi. / Hatta dudakları... / Sirke, / sarımsak, / tuzlu, / kekremsi. İşte şiirin en özgün bölümü burası. Lavanta ve kır çiçeği tanıdık; ama turunç reçeli, domates rendesi, sirke ve sarımsak aşk şiirine girince sevgili birden katalog güzeli olmaktan çıkıp yaşayan, çalışan, mutfağa dokunan, kokusu olan gerçek bir kadına dönüşüyor. Estetik bakımdan riskli ama cesur. Kalburabastî Efendi bu bölüm için özel karar verdi: Sarımsağı aşk şiirine sokup sevgiliyi hâlâ güzel gösterebilen şairin dosyası kolay kolay kapatılmaz.

Vahit Kahveci Köşesi

Dördüncü bölüm Vahit Kahveci Köşesine vardığında Atasözücü Asım, Kadın dediğin böyle olacak işte / Bir eli oynaşta, bir eli işte dizelerinde durdu. Burada şiirin en tartışmalı sözü var. Oynaş Türkçede sevgili, metres veya gayrimeşru ilişki çağrışımı taşıyabildiği için şairin kastı şakalaşma, sevişme veya aşk hâliyse kelime istemeden başka bir kapı açıyor. Bu dize mutlaka yeniden düşünülmeli. Buna karşılık öğle sıcağı gibi yakışları doğal ve şiirin gündelik sesine çok daha uygun.

Manilerin Sultanı – Mine Erdoğan Dal Köşesi

Sonlara doğru mesele Manilerin Sultanı Köşesine ulaşınca Gururcu Gülizar, anlatıcıyı kendi sözüyle yüzleştirdi: Gidecektin, dönmeyecektin; şimdi ne oldu? Şiirin en güzel yanı, anlatıcının bu çelişkiden kaçmaması. Erkekliğin hepsi bu kadar mı? diyerek kendi gurur anlayışını bile sorguluyor. Ardından Ben onun gözlerinde buldum sevgiyi... sözlerine bakmam geliyor. Burada şiir öfkeden kabullenişe dönüyor. Umut fakirin ekmeği bilinen bir söz olduğu için özgünlük sağlamıyor; buna karşılık Eski bir romanın sayfaları arasında / Gül yaprağı gibi, mahzun ve kurumuş görüntüsü şiirin hatıra duygusuna yakışıyor.

Âşık İslami – Yusuf Eynallı Köşesi

Final Âşık İslami Köşesine geldiğinde Kaderci Kasım, bütün gidiş dilekçelerini önüne topladı. Şair en sonunda En iyisi mi otur oturduğun yerde / Müptelasıyım herhâlde / Ya da alın yazım, yazgım, kaderim diyerek başladığı yere dönüyor. Bu aslında şiirin doğal sonucu. Baştan beri hiçbir gideceğim cümlesi gerçek bir karar değildi; sevdiğine kızan insanın kendisini ikna etme çabasıydı. Son soru da bu yüzden güzel: Nasıl bırakıp gideyim, İbrahim? Bütün uzun şiirin cevabı tek cümlede ortaya çıkıyor: Gidemiyor.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Yılmaz Tizgöl’ün ÇEKİP GİTSEM İBRAHİMi klasik anlamda sıkı örülmüş bir şiirden çok, dramatik monoloğa dönüşmüş uzun bir mensur şiir. İbrahim’in kim olduğu neredeyse önemli değil. O, anlatıcının karşısındaki dost, sırdaş, hatta yer yer anlatıcının kendi vicdanı gibi çalışıyor. Şair aslında İbrahim’e anlatırken kendisiyle konuşuyor.

Metnin en güçlü yanı samimiyeti ve gündelik ayrıntıları. Özellikle turunç reçeli, domates rendesi, sirke, sarımsak ve kekremsilik şiiri sıradan aşk imgelerinden kurtarıyor. Şairin sevgilisi yalnız ela gözlü, güzel saçlı bir hayal değil; gündelik hayatın içinde yaşayan bir kadın.

Ama şiir belirgin biçimde uzun. Gitmek isteyip gidememe düşüncesi birçok kez yeniden açıklanıyor. Metin yaklaşık dörtte bir oranında budansa duygu kaybı olmaz; tersine gerilim artar. Yer yarılsa da girsem, Ölsem vallahi daha iyi olacak, Umut fakirin ekmeği, alın yazısı–yazgı–kader gibi bölümler ise şiirin özgün ayrıntılarının yanında daha hazır söyleyişler olarak kalıyor.

Başlıktaki İbrahim ise çok iyi bir buluş. Her dönüşte onun adının söylenmesi şiire konuşulan bir insan sıcaklığı veriyor. Okur zamanla İbrahim’in cevabını duymaya ihtiyaç bile duymuyor. Çünkü adam belli ki yıllardır dinliyor; vereceği cevabı da biliyoruz: Sen hiçbir yere gitmiyorsun.

Andırın Söz Yurdu Yazın Sitesinde inceleme bittiğinde Valizci Veli valizi tamamen boşaltmış, Pişmanlıkçı Pala dönüş biletini iptal etmemiş, Koku Müfettişi Kâmil turunç reçelini koruma altına almıştır. Kaderci Kasım ise gidiş dilekçesini Kalburabastî Efendi’nin önüne bırakmıştır. Efendi dilekçenin üzerine tek karar yazmıştır: Başvuru reddedildi. Gerekçe: Şahsın gitmeye niyeti bulunamamıştır.

İnsan bazen gitmek istediği yer olmadığı için değil, kalmak istediği kişiye kızdığı için yolculuktan söz eder.

Aşkın en büyük çıkmazlarından biri şudur: Gurur kapıyı gösterirken gönül anahtarı saklar.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
yön
yön, @yon
13.9.2026 01:50:30
5 puan verdi
Harika güzel yazan kaleminiz hep var olsun ve yürekten kutluyorum değerli hocam sevgiler Selamlar yolluyorum saygılarımla esen kalın
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
12.9.2026 20:39:12
5 puan verdi
Gitmek isteyip bir türlü gidememenin, kızgınlıkla sevginin aynı yürekte nasıl yan yana durabildiğinin samimi bir anlatımı olmuş.
“İbrahim” hitabıyla ilerleyen şiir, sanki okuyucuya yaşanmış bir hikâyenin kapısını aralıyor.
Özellikle sevilen kadının kokusundan bakışına, gülüşünden ellerine kadar uzanan ayrıntılar, anlatılan bağlılığı daha görünür kılmış.
Finaldeki “Nasıl bırakıp gideyim, İbrahim?” ise şiirin başından beri süren bütün gelgitleri tek cümlede topluyor
Kaleminize sağlık. 🌿
Selam ve saygılarımla 🌹
imbatto
imbatto, @imbatto
12.9.2026 19:33:43
gitmeler kalmaktır otur bağdaş kurduğun şiirde can

saygı..
flycan57
flycan57, @flycan57
12.9.2026 16:51:35
5 puan verdi
gidemezsin şair...boşa çaba sarfetme...

tebrikler...
sevgiyle hep
neneh.
neneh., @neneh-
12.9.2026 16:07:38
"Gitmek mi zor, kalmak mı zor" şarkısını söyletmek gerek Zeki Müren'e.Dinledikten sonra dokunmalı sirene.Geliyorsa imdade.Etmeli insafından istifade.Muhteşemdi şiir.İbrahim'e söyleyeyim.Üstadı selamlıyorum.Sağlıcakla.Saygıyla.
Dilek pınarı
Dilek pınarı , @dilekpinari
12.9.2026 15:11:29
5 puan verdi
Gitmekle kalmak arasındaki bir iç çatışma şiir "İbrahim" dese de şair aslında kendi vicdanıyla konuşması gibi; şiire samimi ve itirafkâr bir hava katmış.
“Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri.” derken son bölümde “Nasıl bırakıp gideyim, İbrahim?” diyerek cevabı yine kendisi veriyor. Gitmek isteyen bir insanın aslında gitmeye değil, yaşadığı acının içinden çıkmaya ihtiyacı var.
Samimi, hüzünlü, ama insani bir aşk/ayrılık şiiri. En dikkat çekici yanı da sevginin romantik sözlerden çok, insanın içine işleyen ayrıntıları.
Tebrikler şair.
Yasin Yüksel
Yasin Yüksel, @yasin-yuksel
12.9.2026 14:09:38
5 puan verdi
Tutkunun, gururun, özlemin ve çaresizliğin iç içe geçtiği bu derece özgün, samimi ve güçlü bir eseri kaleme aldığınız için sizi yürekten tebrik ederim. Kaleminize, yüreğinize sağlık üstadım.
Mehmet Ali Sel
Mehmet Ali Sel, @mehmetalisel
12.9.2026 12:58:43
Çok değerli hocam şiirinizde gitmekle kalmak arasında sıkışmış bir gönlün yaşadığı büyük çelişkiyi ve bağlılığı çok güçlü hissettim. Özellikle “Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri” sözü, şiirin bütün duygusunu tek başına taşıyan çok etkileyici bir ifade olmuş. Kırgınlık, öfke, özlem ve sevginin aynı anda var olması anlatımı oldukça sahici ve insani kılmış. Kalemine sağlık hocam, uzunluğuna rağmen duygusunu hiç kaybetmeyen, samimi ve yüreğe dokunan bir çalışma olmuş. Hayırlı günler ve mutlu bir hafta sonu dilerim.
Ahmet Coşkun 1
Ahmet Coşkun 1, @ahmetcoskun1
12.9.2026 11:41:54
5 puan verdi
Yorgun bir iç dökme

şairler hep gitmek isterler

ama gidemezler

oldukları yer onların hazinesi çünkü

gitmeyi pes etmek sayarlar

yüreğine sağlık...



Kul Seyyah
Kul Seyyah, @kul-seyyah
12.9.2026 11:40:16
5 puan verdi
Bu şiir; içsel bir çatışmayı, kaçış arzusu ile sarsılmaz bir bağlılık arasındaki o yakıcı gelgitleri dert ortağı "İbrahim" üzerinden dışa vuran, samimi ve dürüst bir iç döküş (monolog) niteliği taşıyor. Şiirin duygusal tonu, dil kullanımı ve imge dünyası üzerinden detaylı bir değerlendirme:
Şiir, bir dostun ("İbrahim") omzuna tutunarak konuşma havasında ilerliyor. Bu durum şiire doğrudan bir sahicilik ve doğallık kazandırıyor.

"Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim..." dizesinin belirli aralıklarla bir nakarat gibi tekrarlanması, konuşanın zihninde dönüp duran o saplantılı fikri ve kaçış isteğini pekiştiriyor. Her tekrardan sonra gelen gerekçe (kıyamamak, kokusunu her şeyde bulmak, söz geçirememek, kabullenmek) karakterin gitme arzusunun nasıl bir duvarla karşılaştığını gösteriyor.
Değerli dost şair, tebrik ediyorum ve sizi yürekten kutluyorum. Selam ve saygılarımla esen kalın.
Suskun Şair Fazlı Acar.
Suskun Şair Fazlı Acar., @suskunsairfazliacar-
12.9.2026 11:40:07
5 puan verdi
Harikaydı kaleminize Duygunuza sağlık kutluyorum günün şiiri seçilir inşallah
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
12.9.2026 11:08:50
5 puan verdi
İçten, sahici ve yer yer sitemkâr bir anlatımı var. Özellikle “Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri” dizesi şiirin bütün duygusunu taşıyor. Son bölümdeki “Nasıl bırakıp gideyim, İbrahim?” ise çok güçlü bir kapanış olmuş. Kaleminize sağlık.
ASIKLUZUMSUZ
ASIKLUZUMSUZ, @asikluzumsuz
12.9.2026 10:07:30
5 puan verdi
Her zaman olduğu gibi güzeldi şiir
Bizde kutladık yazan kalemi ve yazdıran yüreği
Gönlün abat olsun, huzurla dolsun, tüm şiirlerin mükemmel, benzersiz vede ŞAHESER olsun
Şiirle kal, sevgiyle kal, dostça kal ve de hoşça kal
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
12.9.2026 09:56:35
5 puan verdi
YİNE güzel bir ESER
Emeği vede kalemi kutluyorum.
Kaleminiz daim olsun
Selam sevgiler saygılar gönderdim
Etkili Yorum
Ke
Kendi Halinde, @kendihalinde
12.9.2026 09:14:35
5 puan verdi
Bu kadar mı güzel anlatılır.. bir kavga, bir direniş, bir pişmanlık ardından gelen unutamamanın o ruh hali. Çekip gidesim var diyecek kadar yürekte kalan acı. Ona kıyamıyorum dizesine bayıldım. Yüreğimde kal demenin en güzel dizesi. Kutluyorum çok güzeldi yine. Saygılar, selamlar
Etkili Yorum
YEŞİLIRMAK
YEŞİLIRMAK, @yesilirmak1
12.9.2026 09:12:47
5 puan verdi
Aşkın, öfkenin ve vicdan azabının aynı potada eridiği, buram buram samimiyet kokan, şiir gibi bir dökülüş bu. Gitmekle kalmak arasındaki o ince, yakıcı çizgiyi bundan daha dürüst anlatmak zor.

​Bir yanda o büyük kavganın gururu ve söylenen ağır sözlerin pişmanlığı var, diğer yanda ise bir insanın kokusuna, bakışına, hatta "sirke, sarımsak, kekremsi" tadına kadar işlemiş bir tutku. İnsan bazen en çok yandığı yere sığınmak ister ya; senin "İbrahim"e anlattığın tam olarak bu çelişki. Sözler yaralamış olsa da o gözlerdeki hüzün, kokusundaki o tanıdıklık seni yine oraya mıknatıs gibi çekiyor.

​Gitmeler lafta kalıyor çünkü insan evini arkasında bırakıp gidemez. Söylenen o sert sözler, yaşanan o büyük kavga bir yana; bu kadar derine işlemiş bir sevdada "otur oturduğun yerde" demek pes etmek değil, o aşkın hakkını teslim etmektir belki de.

TEBRİKLER hocam
Etkili Yorum
Tamer Karakaş
Tamer Karakaş, @canim-benim
12.9.2026 08:38:39
5 puan verdi
Yılmaz Kardeşim,

İnsanın kendi içine dönüp "İbrahim" diyerek kendisiyle dertleşmesi, o gitmekle kalmak arasındaki amansız arafı böylesine çıplak ve sansürsüz bir dille haykırması muazzam bir kalemin harcı.

Şiirdeki o gitme arzusuyla harlanan isyan, kadına dair kurduğun ezber bozan imgelerle bambaşka bir boyuta taşınmış. Klasik övgülerin dışına çıkıp "Tırnakları turunç reçeli, elleri domates rendesi" diyerek hayatın tam içinden, mutfağından, emeğinden vuran o gerçekçi tasvirler kalbine sağlık dedirtiyor. Dudakları "sirke, sarımsak, tuzlu, kekremsi" diyecek kadar aşkın can yakan, mayhoş ve gerçekçi tadını cesurca dizelere dökmüşsün. "Aklım gitmek istese de ruhum dönüyor geri" dizesi ise o kopamayışın, o müptelalığın en duru itirafı olmuş.

Moskova'nın ayazından mı süzüldü bilmem ama yüreğindeki o sıcak akış, sitem ve sevda okuyucunun içine işliyor. Yüreğine, o dürüst ve güçlü kaleme sağlık Yılmaz kardeşim. İlhamın ve o asil sesin daimi olsun, tebrik ederim.
nejat hoca
nejat hoca, @nejathoca
12.9.2026 08:35:50
5 puan verdi
Yılmaz Tizgöl’ün “Çekip Gitsem İbrahim” şiiri, içsel bir hesaplaşmanın ve derin bir duygusal gelgitin güçlü bir ifadesi. Şair, gitme isteği ile kalma zorunluluğu arasındaki çatışmayı, hem sert hem de kırılgan imgelerle dile getiriyor.

Şiirdeki tekrarlar (“Bazen çekip gideyim diyorum da, İbrahim…”) bir iç monolog gibi yankılanıyor; okuyucuya şairin zihnindeki çıkmazı hissettiriyor. Lavanta kokan saçlardan sirke ve sarımsak tadına kadar uzanan betimlemeler, aşkın hem cazibesini hem de acısını somutlaştırıyor. Bu yönüyle şiir, bireysel bir aşk hikâyesini evrensel bir içsel mücadeleye dönüştürüyor.

Üstadı kutluyorum; kalemiyle hem samimi bir iç döküş hem de edebî bir derinlik ortaya koymuş. Bu şiir, okuyucunun yüreğinde hem bir sızı hem de bir hayranlık bırakıyor. Kalemin ışığı daim olsun, ilhamın hiç eksilmesin.
serdarascioglu
serdarascioglu, @serdarascioglu
12.9.2026 08:30:36
5 puan verdi
KÖTÜ ŞEYLER SÖYLEDİM , TAMAM..
TÜKÜRSEN YALANMAZ HANİ...
ŞAİR GÜNCEL YAŞAMI SOYUTLAMIŞ KAFADA..
DİYOR DÖNMEM GERİ...
HEP Mİ SEN HAKLISIN BİRADER...! ZEVKLE OKUDUM TEBRİKLER .


serdarascioglu tarafından 12.9.2026 08:33:29 zamanında düzenlenmiştir.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL