0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
27
Okunma

Uzun zamandır seni unutmuştum
ve hatta hatırlamıyordum neredeyse
belki de seni düşünmek çok acıtıyordu
bu yüzden unutmayı seçmiştim belki de
sen çok uzaklara gittin, dönmeyeceksin
bir daha çay yapayım mı demeyeceksin
birlikte yan yana sandalyede ya da koltukta
yağmurlu bir öğleden sonrası koyup masaya
minik demliğini, haşhaşlı çöreği ve ay çöreğini
iki küçük çay bardağını getirip yumuk ellerinle
şeker atıp içine çay kaşığı melodisini çalarken
yemyeşil gözlerinle bana gülümsemeyeceksin
çayın yanında bisküvi yiyelim diyemeyeceksin
son nefesinde beş kere gidip geri gelmiştin anne
dünyadan alamadığın muradın kalmış içinde uhde
bana son nefesi anlat anne nasıl bir şeydir
son kez ciğerlerine havayı alabilmek gibi midir
bizler ne çok alışıyoruz anne bu fani dünyaya
sahipleniyoruz, zannediyoruz ki ölüm başkalarına
ben doğarken ölmüşüm diye bir şarkı vardı ya anne
aynen öyle doğmuşum ya hani hep anlatırdın bana
mosmordun göbek kordonu dolanmıştı boynuna derdin
sonra unutmuştun, iftira atıyor ben demedim demiştin
ziyanı yok öyle desen de ne değişir ki gerçek gerçektir
her ne kadar yaşamaya alışmış olsam da yoruldum anne
dört buçuk aylık bebeğimin hareketi durduğunda da
o da acı çekmiş midir dünya ve hayattan çekilip alınırken
fakat o benim kadar şanslı değilmiş veda etti erkenden
neye yanıyorum biliyor musun, o zaten uçtu cennete gitti
ben yaşamaya devam ederken etrafımdakiler çok zalimdi
Bazen bir can gider türlü türlü şeyler söylerler ardından
ister yüz yaşında olsun ister atmış seksen yahut yeni doğan
hakikati kimse bilmiyor, tek bilinen geliyor gidiyor insan
dili varmıyor sevdikleri için demeye o kelimede donuyor lisan
ne hastalık konuşmayı severim ne de başın sağ olsun demeyi
tutulurum kalırım öylece ağlayamam bile bilemem ne demeli
düğünde kutlamada kolaydır bir şeyler bulabilirsin kolayca
lakin içine demirden bir devasa küre çöreklenmişken bağrına
buruşuyorum anne, yaklaşıyorum anne, geleceğim beni karşıla
belki bir başka aleme inanmalıyız, yakında orada buluşmalıyız
sen sarılmazdın, gelirdim hemen yanına, sarılıverirdim boynuna
yaslanırdım göğsüne, yıldırımlar gürlerken sığınırdım koynuna
hakkını helal ettin mi soramıyorum, seni düşününce tıkanıyorum
bilebilmem imkânsız , ne vakit nihayet verilecek son yolculuğuma
akıbetim meçhul, tünel kapkara , anne seni çok özledim, anlasana !..
Gülhan Çeliktaş
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.