Çoğu zaman babama acıdığımı hissederdim, ona sevdiğimi söylemediğim için. aslında kendime acıyordum. benim söylemeye ihtiyacım, onun duymaya ihtiyacından daha fazlaydı. trevanian
Yılmaz Tizgöl
Yılmaz Tizgöl
VİP ÜYE

EYLÜL SANCISI

Yorum

EYLÜL SANCISI

( 8 kişi )

7

Yorum

11

Beğeni

5,0

Puan

73

Okunma

EYLÜL SANCISI

Eylül şiirleri olmazsa olmazıdır şairlerin ...baktım bir çok eylül şiiri var bugün, bir tanede benden olsun dedim...

Yine bir erken doğuma sebep oldun dün gece.
Yutkunduğum tüm kelimeler döküldü
Ve söküldü yırtılırcasına,
Saklı gizli ne varsa içimde.
Zamansızdı,
Apansızdı,
Amansızdı...

Suyu ansızın gelen çaresiz bir anne gibi,
Vuslatı beklerken patladı ruhum.
“Eylül gibi sev beni.” diyordun.
Biliyorsun...
Zaten
Tüm şiirlerim sana gebeydi.
Kaç gecemi iğfal ettin de
Bıraktın umarsız.
Fütursuz sevişmelerin her an zihnimde...

Temasların ruhumaydı,
Saldırıların acımasız.
Değmese de gözlerin bedenime...
Ve uzaktan baktım da cesedime.
“Faili meçhul.” dedim polislere.
“Kim saldırdı, görmedim.”
Adını da vermedim.
Yemin ettim yalan yere.

Şiirlerimin gayrimeşru sanrısı,
Kanamalı cümlelerin sancısı,
Zamansız doğumlarımın ağrısı...
“Eylül gibi sev beni.” diyordun.
Aşk ölüm gibi değil mi ki?
Gönüllü tutsaklık...
Aslında biliyordum.

Bu son eylüldür belki.
Ve sabahsız bir yarında
Ansızın çeker giderim.
Öylesine severim ki
Ruhun bile duymaz...
Canımı veririm.
Ve üstlenirim cinayetimi...

Yılmaz Tizgöl
21.05.2026
Nijni Novgorod

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (8)

5.0

100% (8)

Eylül sancısı Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Eylül sancısı şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
EYLÜL SANCISI şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Sabitlendi Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
1.9.2026 11:35:32
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Yılmaz Tizgöl
Şiir: EYLÜL SANCISI
Değerlendirildiği Salon: Şiirlerini Eylüle Gebe Bırakıp Kelimeleri Vaktinden Önce Doğuranların Sancı ve Faili Meçhul Aşklar Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri bu defa salona girer girmez RUSAMER Doğum Servisini aradı: Hazır olun, Yılmaz Tizgöl yine Eylül şiiri getirmiş; fakat normal şiir doğumuna benzemiyor, kelimelerin suyu gelmiş! Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerimizden biri telaşla sordu: Efendim, kaç aylık? Kalburabastî şiire baktı: Tüm şiirlerim sana gebeydi diyor ama süre belirtmemiş. Sakin koşarak kapıya yöneldi: Ben ebe çağırayım! Efendi arkasından seslendi: Önce şairi çağır evladım. Bu kadar kelimeyi gebe bırakıp Nijni Novgorod’a tarih atarak kurtulamaz! Sakin durdu: Çocuğun adı ne olacak? Kalburabastî dosyanın kapağını gösterdi: Eylül Sancısı. Soyadı da belli: Vuslatsızlık.

Ozan Avanoğlu Köşesi

Yutkunduğum tüm kelimeler döküldü ve söküldü yırtılırcasına dizelerine gelindiğinde RUSAMER Kelime Doğum Servisi tutanak tuttu. Görevli sordu: Efendim, doğum sebebi nedir? Kalburabastî sıraladı: Zamansız, apansız, amansız. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz araya girdi: Üçü birden gelmişse rapor verelim efendim. Kalburabastî başını salladı: Şair zaten raporu şiir diye yazmış evladım. Metnin temel metaforu daha başlangıçta kuruluyor: İçeride bastırılan sözler bir fetüs, şiirin yazılması ise erken doğum. Böylece şiir yazmak estetik bir faaliyet olmaktan çıkıp artık tutulamayan bir iç sancının bedensel karşılığına dönüşüyor.

Ozan Dermani Köşesi

Ve uzaktan baktım da cesedime, Faili meçhul dedim polislere bölümünde RUSAMER Cinayet Masası salona girdi. Memur sordu: Maktul kim? Kalburabastî cevap verdi: Şair. Fail? Şair biliyor. Tanık? Yine şair. Memur şaşırdı: O zaman niye faili meçhul? Kalburabastî Adını da vermedim dizesini gösterdi: Aşk davalarında müştekiyle tanığı aynı kişi yaparsan dosya böyle karışır evladım. Şiirin burada önemli bir dönüş yaptığı görülüyor. Doğum metaforuyla başlayan acı, cinayet metaforuna evriliyor; sevilen kişi hem şiirlerin doğmasına sebep olan hem de anlatıcı benliği öldüren görünmez fail hâline geliyor.

Ozan Veysi Kabaca Köşesi

Ve üstlenirim cinayetimi dizesi okununca RUSAMER savcısı dosyayı yeniden açtı: Efendim, sonunda fail bulundu mu? Kalburabastî başını salladı: Daha beter oldu evladım. Maktul kendi cinayetini üstlendi. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz heyecanlandı: Dosyayı kapatalım mı? Efendi masaya vurdu: Böyle dosya mı kapanır! Şiirin finalindeki paradoks tam da burada. Anlatıcı önce sevdiğinin adını saklayarak onu koruyor, sonunda ise yaşadığı yıkımın sorumluluğunu dahi kendisine alıyor. Bu, aşkın şiirde ulaştığı en karanlık nokta: Seven kişi yalnız acıyı taşımıyor, sevdiğini suçtan da azat ediyor.

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Yılmaz Tizgöl’ün EYLÜL SANCISI, alışılmış eylül şiirlerinin sararan yaprak, yağmur ve sonbahar hüznü çizgisinden bilinçli biçimde ayrılıyor. Şair Eylül’ü manzara olarak değil, doğum ve ölüm arasında sıkışmış bir aşkın zamanı olarak kullanıyor. Gebelik, erken doğum, suyun gelmesi, sancı ve kanama imgeleri bir tarafta; saldırı, ceset, faili meçhul ve cinayet imgeleri diğer tarafta iki ayrı metafor alanı oluşturuyor. Şiirin ilginç yapısı, bunları aynı aşk hikâyesinin başlangıcı ve sonu hâline getirmesinde yatıyor: Şiirler doğarken anlatıcı ölüyor.

Metin yer yer bilinçli biçimde sert kelimeler kullanıyor; özellikle iğfal, gayrimeşru, kanamalı, ceset ve cinayet sözcükleri romantik eylül beklentisini bozuyor. Bu sertlik şiirin özgün karakterini oluşturmakla birlikte bazı bölümlerde metafor yükünün fazlalaşmasına da neden oluyor. Buna karşılık Tüm şiirlerim sana gebeydi şiirin en güçlü ve bütün metni taşıyabilecek dizelerinden biri. Eylül gibi sev beni tekrarının ikinci kez gelişinde ilk söylendiği andaki romantik çağrışımını kaybedip acı bir ironiye dönüşmesi de başarılı. Şiir hikâyesinde şairin birçok Eylül şiiri görünce bir tane de kendisinin yazmak istediğini söylemesi düşünüldüğünde, ortaya geleneksel bir Eylül şiirinden oldukça farklı ve şahsi bir metin çıkmış.

Kalburabastî Efendi doğum tutanağıyla cinayet tutanağını yan yana koydu.

Sakinimiz şaşkınlıkla baktı:

Efendim, hangisini arşive gönderiyoruz?

İkisini de evladım.

Ama biri doğum, biri ölüm.

Kalburabastî Eylül Sancısı dosyasını ikisinin üzerine bıraktı:

Aşkın nüfus müdürlüğünde bunlar bazen aynı dosyaya giriyor.

Sakin son bir soru sordu:

Peki Eylül ne yaptı?

Efendi ayağa kalktı:

Hiçbir şey evladım. Eylül yine Eylül’dü. İnsan kendi yangınına mevsimi şahit yazdı.

Sonra dosyanın altına iki cümle yazdı:

Bazı şiirler kalemden doğmaz; insanın artık içinde taşıyamadığı sancı kendine kelimelerden bir çıkış yolu bulur.

Aşkın faili bazen saklanabilir; fakat geride bıraktığı şiir, suç mahallini yıllarca muhafaza eder.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
YILMO
YILMO, @yilmo
1.9.2026 12:28:40
5 puan verdi
Şiirin bütünü mükemmel tek kelime söyleyecek bir şey yok. Ama son kıtaya bayıldım! Dedim ülen :) işte Yılmaz abi son kıtası bile başlı başına bir şiir. Elin kolun dert görmesin adaşım, abim saygılarımı sunuyorum.
Etkili Yorum
Kąrsî
Kąrsî, @k-261-rs
1.9.2026 11:56:00
5 puan verdi
“ Öylesine severim ki
Ruhun bile duymaz...
Canımı veririm.
Ve üstlenirim cinayetimi...”

Değerli Abim hayranlıkla okudum.

Müstesnaydı.

Candan kutluyorum.
Tercanlı24
Tercanlı24, @tercanli24
1.9.2026 11:40:33
5 puan verdi
Kanamalı cümlelerin sancısı,
Zamansız doğumlarımın ağrısı...
“Eylül gibi sev beni.” diyordun.
Aşk ölüm gibi değil mi ki?
GÜZEL ŞİİR
Emeğinize ve kaleminize sağlık güzel bir çalışma olmuş anlamlı dizeler kutlarım emeğinizi selamlar sevgiler saygılar gönderdim hayırlı günler dilerim değerli kalem
hayrettin şahin(haysah)
hayrettin şahin(haysah), @hayrettin-sahin-haysah
1.9.2026 11:06:48
Aşk ölüm gibi dir sevgilide yok olma hali şiir hayatın son evresinde sevgiyi ortak edip eylülüde suçu yüklemiş cezayı kesmiş
Tebrikler üstad
Saygımla
Etkili Yorum
Pakize Sultan
Pakize Sultan, @pakize-sultan
1.9.2026 11:06:39
5 puan verdi
Değerli üstadım ,
Eylül’ü yalnızca bir mevsim olmaktan çıkarıp, aşkın sancısına, suskunluğun yarasına ve şiirin doğumuna dönüştürmüşsünüz.

“Tüm şiirlerim sana gebeydi” dizesiyle başlayan o sancı, şiirin sonuna kadar dinmiyor. Doğum, saldırı, faili meçhul ve cinayet imgeleriyle aşkın hem hayat veren hem de insanın içini yaralayan yüzünü oldukça çarpıcı biçimde işlemişsiniz.

En çok da finaldeki “canımı veririm / ve üstlenirim cinayetimi” söyleyişi kaldı bende. İnsan bazen sevdiği uğruna kendi yarasının hem faili hem de mağduru olabiliyor.

Eylül sancınız dizelere fazlasıyla geçmiş Yılmaz Bey… Okurken insanın ruhunda da bir Eylül bırakıyor.
Kaleminize, yüreğinize sağlık. 🌿🍂
Selam ve saygılarımla 🌹

emre vehbi alkan
emre vehbi alkan, @emrevehbialkan
1.9.2026 11:03:04
5 puan verdi
Harika bir şiir okudum. Yürekten kutluyorum sizi güzel insan. Başarılarınız daim ilhamınız ölümsüz olsun. İki katlı şehrimden selamlar gönderiyorum çokça…
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL