1
Yorum
2
Beğeni
5,0
Puan
34
Okunma
Zaman durdu sanki, anlar hep aynı noktada takılı kaldı,
Yürüdüğüm yollar bir yere varmıyor, çıkmazlara çıkıyor adımlarım.
Bir fırtına koptu göğsümün ortasında, kimseler duymadı gürültüsünü,
İçimdeki yangını söndürmeye ne yağmurlar yetti ne de serin rüzgârlar.
Gözlerimin feri çekildi yavaş yavaş, ufka bakmaktan yoruldum,
Kendi sesimin dilsiz duvarlara çarpıp geri dönmesinden usandım…
Bir sevdadır yükledik sırtımıza, dermanı olmayan bir yükmüş meğer,
Taşıdıkça büküldü belimiz, adım attıkça çoğaldı aradaki mesafe.
Gönül dedikleri şu sırdaş saray, harabeye döndü birer birer,
Kime tutunduysa elimiz, kırıldı dalı; kime sığındıysak yağmur oldu yağdı.
Gecelerin dert ortağı sayılan o derin sessizlikten,
Gündüzün kalabalığında kendi izimi kaybetmekten usandım…
Ayrılık bir zehir gibi süzüldü damarlarıma,
Ne içebildim sonuna kadar ne de dökebildim yere.
Uzaklarda aradığım huzur, bir avuç kül olup dağıldı ellerimde,
Her yeni gün, dünün sızısını ikiye katlayıp koydu masama.
Ne söylenecek bir söz bıraktı ömür ne de tutulacak bir dal,
Sessizce eriyip gitmekten, günden güne tükenmekten usandım…
Zemheri ayazı düştü yine yüreğimin en derin köşesine,
Sözler kifayetsiz kaldı, satırlar döküldü birer birer kâğıda.
Bir ömrü cömertçe verdiğimiz o vefasız gölgelerden,
Arada bir dönüp bakılmayan o yollardan,
Bu dermansız, bu çaresiz bekleyişten usandım…
Gözümden süzülen bir damla yaşın bile hesabı sorulur oldu,
Herkes kendi derdine düşmüşken ben yalnızlığın koynunda sabahladım.
Kaç kere niyetlendim de konuşamadım, düğümlendi kelimeler boğazımda,
İçimde biriken bu ağır kayayı tek başıma taşımaktan,
Hakkıyla anlatıp da bir türlü anlaşılamamaktan usandım…
Bir yarım hep eksik kaldı, bir tarafım hep fırtınalı,
Ne uzanan tutarlı bir el oldu ne de yarama bir merhem süren.
Umut dediğin o nazlı kuşu avuçlarımızdan uçurduk çoktan,
Şimdi bu boş odada kendi gölgeme sığınmaktan,
Her defasında tam da aynı yerden kırılmaktan usandım…
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.