Her çocuk sanatçıdır. mühim olan büyüyünce de öyle kalabilmektir. pablo picasso
Özlem_SABA
Özlem_SABA

GECEYE SÖYLEDİM

Yorum

GECEYE SÖYLEDİM

1

Yorum

8

Beğeni

0,0

Puan

86

Okunma

GECEYE SÖYLEDİM



Ve sustu gece,
pencereme yaslandı rüzgâr.

Bir yağmur başladı usulca,
sanki gökyüzü de
bir şeyleri anlatmaktan yorulmuştu.

Ben sustum.

Çünkü bazı özlemlerin
adı seslendikçe
konuştuğunu öğrendim.

Bir fincan çay soğudu masada,
senin bıraktığın boşluk
ondan daha soğuktu.

Ve doldu gözlerim...

Aslında ben seni çok özledim.

Ama bilirsin,
özlemek her zaman
geri dönmek demek değildir.

Bazen insan
birini değil,
onunla birlikte kaybettiği
kendini özler.

...

Gece biraz daha derinleşti.

Rüzgâr perdeyi araladı.

Ay yüzüme vurdu.

O an anladım;
bazı insanlar

Hayatımızda başka bir kapıyı aralamak için gelir
Ve usulca gider.

Sen de gittin.
Kapı kaldı ardında.

Ben hâlâ
o kapının eşiğinde,

bir yanım dün,
bir yanım yarın...

Ve içimden sessizce geçirdim:

“Seni çok özledim.

Ama en çok da
senin yanındayken susturduğum
kendimi özledim.

Bunu gece bilir;
çünkü insan,

gündüzden sakladığını
ancak karanlığa haykırabilir...”

Özlem SABA

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Geceye söyledim Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Geceye söyledim şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GECEYE SÖYLEDİM şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
30.8.2026 06:36:36
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO Edebiyat Şehri Kahramanmaraş

Şair: Özlem SABA
Şiir: Geceye Söyledim
Değerlendirildiği Salon: Gündüz Söyleyemediğini Geceye Anlatıp Sabah Hiçbir Şey Olmamış Gibi Gezenler Salonu

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi salona bu defa elinde soğumuş bir çay ve kapı menteşesiyle girdi. Menteşeyi masaya bıraktı: Özlem Hanım şiirde geceyi susturmuş, rüzgârı pencereye yaslamış, gökyüzünü konuşturmaktan yormuş, perdeyi açtırmış, sevgiliyi göndermiş; geriye bir tek kapı kalmış. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz çaya baktı: Efendim, bunu ısıtalım mı? Efendi bardağı önünden çekti: Sakın! Şiirde sevgilinin bıraktığı boşluk çaydan daha soğukmuş. Çayı ısıtırsan edebî dengeyi bozarsın!

Ozan Veysi Kabaca Köşesi

Bir fincan çay soğuyor ama asıl soğuyan sevgilinin bıraktığı yer. Köşedeki Hacı Veli hemen termometre getirdi. Çay 22 derece. Oda 21 derece. Sevgilinin boşluğu? Cihaz ERROR verdi! Kalburabastî Efendi termometreyi aldı: Bazı soğukluklar santigratla ölçülmez evladım. Hacı Veli sordu: Neyle ölçülür? Efendi cevapladı: Gece üçte insanın tavana kaç dakika baktığıyla!

Âşık Diyarî Köşesi

Özlemek her zaman geri dönmek demek değildir dizesi okununca RUSAMER Ulaştırma Müdürlüğü iki tabela hazırladı: ÖZLEME → ve GERİ DÖNÜŞ ←. Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz şaşırdı: Aynı yol değil mi bunlar? Kalburabastî başını salladı: Değil. İnsan bazen birini özler ama ona dönmek istemez. Hatta şiir daha ileri gidiyor: Belki özlediğin kişi bile değildir; onun yanındayken kaybettiğin kendindir. Sakinimiz tabelaları indirdi: Efendim, bu yol işi olmaktan çıktı. Efendi cevap verdi: Zaten gönülde Karayolları çalışmıyor!

Ozan Kamber Şahin Köşesi

Şiirin sonunda sevgili gidiyor fakat kapı açık kalıyor. Şair de eşikte; bir yanı dün, öteki yarın. Köşedeki sakin hemen marangoz çağırdı: Kapıyı kapatalım da kadın cereyanda kalmasın! Kalburabastî Efendi adamı geri gönderdi: O kapı ev kapısı değil; bir hayattan başka bir hayata geçişin eşiği. Sakinimiz düşündü: Peki ne zaman geçecek? Efendi omuz silkti: Onu Özlem Hanım bilir. Ama yıllarca eşikte oturursa RUSAMER olarak kapının önüne sandalye koymak zorunda kalacağız!

KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ

Özlem SABA’nın şiirinde asıl mesele sevgilinin gidişinden çok, ilişki içerisinde kaybedilen benliğin yeniden fark edilmesi. Şiiri sıradan bir özlem metninden çıkaran da şu düşünce:

Bazen insan birini değil,
onunla birlikte kaybettiği kendini özler.

Gece, yağmur, rüzgâr, soğuyan çay, kapı ve eşik birbirini tamamlıyor. Özellikle eşik, dün ile yarın arasında kalmış ruh hâlinin başarılı bir sembolü.

Kalburabastî Efendi dosyayı kapattı:

Sevgili gitmiş.
Çay soğumuş.
Kapı açık kalmış.
Gece her şeyi dinlemiş.
Fakat kayıp şahıs sonunda bulunmuş: Şairin kendisi.

Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz sordu:

Efendim, sevgili geri gelsin mi?

Kalburabastî Efendi pencereyi kapattı:

Acele etme evladım.
Şiir sevgiliyi ararken kendisini bulmuş.
Şimdi adam geri gelirse bütün tedaviyi baştan almak zorunda kalacağız!

Sonra tutanağa yazdı:

İnsan bazen gideni değil, gidenin yanında bıraktığı eski kendisini özler.

Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR
Nam-ı Diğer Delibal
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL