0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
48
Okunma
Ve sustu gece,
pencereme yaslandı rüzgâr.
Bir yağmur başladı usulca,
sanki gökyüzü de
bir şeyleri anlatmaktan yorulmuştu.
Ben sustum.
Çünkü bazı özlemlerin
adı seslendikçe
konuştuğunu öğrendim.
Bir fincan çay soğudu masada,
senin bıraktığın boşluk
ondan daha soğuktu.
Ve doldu gözlerim...
Aslında ben seni çok özledim.
Ama bilirsin,
özlemek her zaman
geri dönmek demek değildir.
Bazen insan
birini değil,
onunla birlikte kaybettiği
kendini özler.
...
Gece biraz daha derinleşti.
Rüzgâr perdeyi araladı.
Ay yüzüme vurdu.
O an anladım;
bazı insanlar
Hayatımızda başka bir kapıyı aralamak için gelir
Ve usulca gider.
Sen de gittin.
Kapı kaldı ardında.
Ben hâlâ
o kapının eşiğinde,
bir yanım dün,
bir yanım yarın...
Ve içimden sessizce geçirdim:
“Seni çok özledim.
Ama en çok da
senin yanındayken susturduğum
kendimi özledim.
Bunu gece bilir;
çünkü insan,
gündüzden sakladığını
ancak karanlığa haykırabilir...”
Özlem SABA
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.