(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Yüreğine, emeğine sağlık Melahat Çetinkaya kıymetli üstadem . Atatürk’ün mirasına, özgürlük ve bağımsızlık aşkına duyulan sonsuz minneti son derece içten, akıcı ve coşkulu bir dille dile getiren muazzam bir şiir olmuş. Şiirdeki duygu ve minnet hissi okuyucuya doğrudan geçiyor; özgürlük ateşini bir yanardağ benzetmesiyle anlatıp "Senden öğrendik Atam / İyi, güzel ne varsa, insanca yaşamak adına" dizeleriyle bitirmek eserin edebi ve ruhsal gücünü harika özetlemiş. Hem savaşın bağımsızlık uğruna kutsallığını hem de barışın insanca güzelliğini yan yana işleyen o zarif denge şiire ayrı bir lezzet katmış. Ata'mıza yazılan bu içli, coşkulu ve saygı dolu kelam için yüreğine sağlık. Kalemin daim, ilhamın her daim bol olsun!
Mısralarda işlenen duygu, bir nehrin sessiz akışı gibi okuyucunun ruhuna nüfuz ediyor bence. Sade görünen kelimelerle büyük anlamlar kurarak hayal ile hakikati aynı potada eritmiş olmanız da ayrı bir güzellik katmış şiire. Şiir bittiğinde geriye yalnızca bir anlam değil, uzun süre yankılanan bir hissiyat kalmış iyi de olmuş. Kutlarım...
Çok teşekkürler güzel insan. Harikasınız. Sizi tanımadan anı defterimde yer aldınız. Haddim olmadan sizi görmeden tanımadan yazdım sizi. İnşallah bir gün dünyanın unutulmuş bir yerinde ölü şairlerin kol gezdiği bir ülkede görüşürüz. Hep mutlu Kalın Güzel DOST
Çok teşekkürler güzel insan. Harikasınız. Sizi tanımadan anı defterimde yer aldınız. Haddim olmadan sizi görmeden tanımadan yazdım sizi. İnşallah bir gün dünyanın unutulmuş bir yerinde ölü şairlerin kol gezdiği bir ülkede görüşürüz. Hep mutlu Kalın Güzel DOST
Melahat Çetinkaya’nın "SENDEN ÖĞRENDİK" Şiiri Üzerine Kısa Bir Yorum
Melahat Çetinkaya’nın kaleme aldığı SENDEN ÖĞRENDİK, Mustafa Kemal Atatürk’e duyulan minneti, bağımsızlık ruhunu ve çağdaş insanlık değerlerini duru bir dille ifade eden son derece içten ve coşkulu bir serbest şiirdir. Şiir, "öğrenmek" fiilinin oluşturduğu ana eksen etrafında şekillenerek Atatürk’ün sadece bir askeri lider değil, aynı zamanda bir fikir ve hayat rehberi olduğu vurgusunu başarıyla işliyor.
Atatürk’ün millete kazandırdığı umut, özgürlük ve bağımsızlık bilincini coşkulu ve içten bir dille anlatmış Melahat hanımefendi. “Umudun söz dizimini, inancın tatlı dilini” dizeleri, onun yalnızca bir mücadeleyi değil, yeni bir düşünme ve yaşama biçimini öğrettiğini güzelce hissettiriyor. Anadolu’yu sarıp cepheden cepheye sıçrayan özgürlük ateşi, milletin ortak direnişini destansı bir görüntüye dönüştürüyor. Savaşın ardından barışın ve insanca yaşamanın yüceltilmesi ise şiirin düşüncesini güçlü biçimde tamamlıyor.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi salona bu defa omzunda kocaman bir yangın söndürme tüpüyle girdi. Daha kapıdan girerken bağırdı: Kimse paniğe kapılmasın! Melahat Hanım yine ateş yakmış; fakat bu defaki gönül yangını değil, özgürlük ateşi! Kafası patlak, fikri şaplak sakinlerden biri tüpü kaptı: Söndürelim mi Efendim? Kalburabastî tüpü elinden çekti: Sakın ha! Şiirde yedi düvel uğraşmış, söndürememiş; sen iki kiloluk tüple mi başaracaksın? Hem bu ateş söndürülmek için değil, bir milleti ayağa kaldırmak için yakılmış!
Beşbucaklı Hacı Ahmet Ağa Köşesi
Senden öğrendik / Umudun söz dizimini denilince Hacı Veli önüne Türkçe kitabını açtı. Özne nerede, yüklem nerede diye aranmaya başladı. Kalburabastî kitabı kapattı: Buradaki söz dizimi gramer değil evladım; umudun nasıl kurulacağını öğrenmek. Hacı Veli biraz düşündü: Peki cümlede özgürlük ne oluyor? Efendi cevap verdi: Yüklem! Çünkü millet ayağa kalkınca cümle tamamlanıyor. Hacı Veli sevindi: İlk defa dil bilgisinden Millî Mücadele çıktı!
Sağır Ozan İsmail Sağır Köşesi
Ateş önce yanardağa, sonra volkana, ardından bütün Anadolu’ya sıçrayınca RUSAMER İtfaiyesi haritayı açtı. Görevli telaşla sordu: Yangının çıkış noktası neresi? Kalburabastî cevap verdi: Şairin diliyle söylersen bir milletin bağımsızlık iradesi. Görevli çaresiz kaldı: Su verelim mi? Efendi başını salladı: Yedi düvel yeterince uğraşmış. Bu yangının özelliği başka: İçine giren işgalci yanıyor, başında bekleyen millet aydınlanıyor!
Âşık Vebali Köşesi
Savaşın kutsallığı ile barışın güzelliği yan yana gelince köşedeki sakin şaşırdı: Efendim, savaş mı barış mı? Kalburabastî Efendi ciddileşti: Şiirin söylediği, özgürlük ve bağımsızlık için verilen mecburi mücadele ile barış idealinin birbirini dışlamadığıdır. Sonra sakine döndü: Savaşı sevmek başka, gerektiğinde vatanı savunmak başka. Sakin başını salladı: Demek asıl hedef barış. Efendi gülümsedi: Aferin! Bugün seni RUSAMER Strateji Şubesine çaycı yardımcısı yazabiliriz.
KALBURABASTÎ EFENDİ’NİN DEĞERLENDİRMESİ
Melahat Çetinkaya şiiri iki güçlü kavram üzerine kurmuş: ateş ve öğrenmek. Ateş, Millî Mücadele’nin bağımsızlık iradesine; Senden öğrendik tekrarı ise Atatürk’ün bıraktığı düşünsel mirasa dönüşüyor.
Umudun söz dizimini şiirin en güzel söyleyişlerinden biri. Soyut bir kavram olan umudu dil bilgisiyle buluşturması şiire özgünlük katıyor. Son bölümde savaşın ardından barışa geçilmesi de portreyi yalnız askerî zaferle sınırlamıyor.
Kalburabastî Efendi son raporu okudu:
Özgürlük ateşi yakılmış. Anadolu’ya yayılmış. Yedi düvel söndürememiş. Bağımsızlık kazanılmış. Barışın kıymeti öğrenilmiş.
Kafası patlak, fikri şaplak sakinimiz yine yangın tüpünü kaldırdı:
Efendim, bunu artık yerine asayım mı?
Kalburabastî Efendi Melahat Hanım’ın şiirine baktı:
As evladım. Bu yangına lazım değil.
Sakin sordu:
Peki ne zaman lazım olacak?
Efendi gözlerini kıstı:
Melahat Hanım’ın bir sonraki aşk şiirini bekle. Orada gönül tutuşursa itfaiyeyi de getir!
Sonra ekledi:
Bir milletin özgürlük ateşi söndürülmez; kuşaktan kuşağa devredilir.
30 Ağustos Zafer Bayramımız kutlu olsun. Başta Gazi Mustafa Kemal Atatürk olmak üzere Millî Mücadele’nin bütün kahramanlarını saygı, rahmet ve minnetle anıyoruz.
Özün sözü budur. Vesselam.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri Celil ÇINKIR Nam-ı Diğer Delibal
bu ateş söndürülmek için değil, bir milleti ayağa kaldırmak için yakılmış! Şairin diliyle söylersen bir milletin bağımsızlık iradesi. Görevli çaresiz kaldı: Su verelim mi? Efendi başını salladı: Yedi düvel yeterince uğraşmış. Bu yangının özelliği başka: İçine giren işgalci yanıyor, başında bekleyen millet aydınlanıyor! Özgürlük ateşi yakılmış. Anadolu’ya yayılmış. Yedi düvel söndürememiş. Bağımsızlık kazanılmış. Barışın kıymeti öğrenilmiş. Bir milletin özgürlük ateşi söndürülmez; kuşaktan kuşağa devredilir.
Bu şiir ancak bu kadar güzel yorumlanabllirdi elinize duyarlı yüreğinize sağlık üstat çok teşekkürler iyi akşamlar selam ve saygılar.
bu ateş söndürülmek için değil, bir milleti ayağa kaldırmak için yakılmış! Şairin diliyle söylersen bir milletin bağımsızlık iradesi. Görevli çaresiz kaldı: Su verelim mi? Efendi başını salladı: Yedi düvel yeterince uğraşmış. Bu yangının özelliği başka: İçine giren işgalci yanıyor, başında bekleyen millet aydınlanıyor! Özgürlük ateşi yakılmış. Anadolu’ya yayılmış. Yedi düvel söndürememiş. Bağımsızlık kazanılmış. Barışın kıymeti öğrenilmiş. Bir milletin özgürlük ateşi söndürülmez; kuşaktan kuşağa devredilir.
Bu şiir ancak bu kadar güzel yorumlanabllirdi elinize duyarlı yüreğinize sağlık üstat çok teşekkürler iyi akşamlar selam ve saygılar.
Çok kıymetli şairem; Atamıza duyulan minneti; özgürlük, bağımsızlık, barış ve insan onuru üzerinden böylesine içten dile getiren anlamlı bir şiir… 🇹🇷 “Senden öğrendik” tekrarında yalnızca bir teşekkür değil, nesilden nesile taşınan büyük bir mirasın sesi var. Yüreğinize ve kaleminize sağlık. Saygı, minnet ve rahmetle… Canımız Atamızın Ruhu şad olsun 🌹
Evet bize nasıl yaşamamız gerktiğini ilke ve devrimleriyle örnek olarak gösteren bir liderdi özellikle biz kadınlara verdiği değeri minnetle anacağımız bir önderdi bu paralelde olan güzel yorumun için de çok teşekkürler selam ve sevgilerim çokçadır sana .
Evet bize nasıl yaşamamız gerktiğini ilke ve devrimleriyle örnek olarak gösteren bir liderdi özellikle biz kadınlara verdiği değeri minnetle anacağımız bir önderdi bu paralelde olan güzel yorumun için de çok teşekkürler selam ve sevgilerim çokçadır sana .
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.