Bilirken susmak, bilmezken söylemek kadar çirkindir. eflatun
Erkan ŞEREMET
Erkan ŞEREMET

GİT ARTIK

Yorum

GİT ARTIK

( 1 kişi )

0

Yorum

6

Beğeni

5,0

Puan

64

Okunma

GİT ARTIK

Gece çoktan yarıyı geçmişti.

Salonun perdeleri kapalıydı. Dışarıda ince bir yağmur yağıyor, sokak lambalarının solgun ışığı pencerenin camında titriyordu.

Adam, karşısındaki kadına uzun uzun baktı.

Bir zamanlar o gözlere bakarken dünyanın bütün gürültüsü susardı.

Şimdi ise o gözlerde yalnızca yorgunluk, kırgınlık ve bitmek bilmeyen bir öfke görüyordu.

Kadın konuşmaya çalıştı.

“Ben sana anlatabilirim…”

Adam başını kaldırdı.

“Sus artık.”

Kadın sustu.

“Bana bir şey söyleme. Görmek istemiyorum yüzünü. Sakın konuşma… Sesini duymak istemiyorum.”

Kadının gözleri doldu.

Adamın sesi sertti ama gözlerinin içinde yılların yorgunluğu vardı.

“Git artık.”

Kadın olduğu yerde kaldı.

Adam devam etti:

“Hadi… Topla ne varsa sana ait. Bu evde sana ait tek bir şey bile kalmasın.”

Kadın etrafa baktı.

Duvarlarda birlikte geçirdikleri yılların izleri vardı.

Bir fotoğraf…

Birlikte gittikleri deniz kenarından alınmış küçük bir taş…

Kitaplığın üzerinde duran eski bir kolye…

Mutfakta iki kişilik hazırlanmış sofraların hatırası…

Hepsi hâlâ yerindeydi.

Ama artık hiçbirinin anlamı kalmamıştı.

Adam pencereye yürüdü.

Sırtı kadına dönüktü.

“İçimde ne varsa sök götür.”

Sesi ilk kez titredi.

“Bıraktığın bütün anıları da al yanına. Gülüşlerinin ardına sakladığın o kalleş kişiliğini bile al… Ne varsa götür.”

Kadın ağlamaya başladı.

“Ben seni hiç—”

Adam döndü.

“Yeter!”

Bu kez sesi evin duvarlarında yankılandı.

“Yıllarca senin açıklamalarını dinledim. Her defasında kendime bir bahane buldum. Seni anlamaya çalıştım. Seni affettim. Her kırıldığımda, biraz daha susmayı öğrendim.”

Bir an sustu.

“Sen ise benim sustuğumu, hiçbir şey hissetmediğimi sandın.”

Kadın başını öne eğdi.

Adamın gözlerinden bir damla yaş süzüldü.

Ama eliyle silmedi.

“Biliyor musun?”

Kadın başını kaldırdı.

“İnsan en çok sevdiği kişiden kırılınca değişiyor. Çünkü yabancının yaptığı canını acıtıyor ama sevdiğinin yaptığı insanın içine yerleşiyor.”

Kadın bir adım attı.

Adam geri çekildi.

“Yaklaşma.”

Kadın durdu.

Adam kapıyı gösterdi.

“Git.”

Kadın çantasını aldı.

Kapıya doğru yürüdü.

Tam çıkacakken arkasına döndü.

Adam onun yüzüne baktı.

Bir zamanlar uğruna dünyayı karşısına alabileceği kadındı bu.

Şimdi ise sadece gitmesini istiyordu.

Kadın sessizce:

“Bir gün beni özleyeceksin,” dedi.

Adam acı bir tebessüm etti.

“Belki.”

Kadın umutla baktı.

Adam cümlesini tamamladı:

“Ama özlemek, geri dönmek demek değildir.”

Kadının yüzündeki son umut da söndü.

Kapıyı açtı.

Ve gitti.

---

Kapı kapandığında ev sessizliğe gömüldü.

Adam birkaç saniye yerinden kıpırdamadı.

Sonra kapıya baktı.

İçinden bir ses:

“Gitme.”

dedi.

Ama dudaklarından tek bir kelime çıkmadı.

Çünkü bazı vedalar vardır.

İnsan gitmesini istemediği hâlde “git” demek zorunda kalır.

Adam salondaki koltuğa oturdu.

Başını ellerinin arasına aldı.

Saatlerce öylece kaldı.

O gece uyumadı.

Sabaha karşı mutfağa gitti.

İki bardak çıkardı.

Bir süre sonra ikinci bardağın hâlâ dolapta olduğunu fark etti.

Gülümsedi.

Acı bir gülümsemeydi.

Artık iki kişilik hiçbir şey hazırlamayacaktı.

---

Sonraki günler kolay geçmedi.

Kadın gitmişti.

Ama anıları gitmemişti.

Adam bunu çok geç fark etti.

Sabah uyandığında yanında onu arıyordu gözleri.

Kahve yaparken ikinci fincanı çıkaracak gibi oluyor, sonra vazgeçiyordu.

Televizyonda birlikte dinledikleri bir şarkı çıktığında kanalı değiştiriyordu.

Bir mağazanın önünden geçerken onun sevdiği bir elbiseyi gördüğünde istemsizce duruyordu.

Bazen geceleri telefonunu eline alıyor, numarasını açıyor, uzun süre ekrana bakıyordu.

Aramak istiyordu.

Ama aramıyordu.

Çünkü bazı yaralar konuşarak değil, susarak iyileşiyordu.

---

Aylar geçti.

Bir gece adam eski fotoğrafları kutudan çıkardı.

Bir fotoğrafa uzun süre baktı.

Fotoğraftaki kadın gülüyordu.

O gülüşü hatırladı.

Sonra kendi söylediği sözleri…

“Git artık.”

“Bana bir şey söyleme.”

“Yüzünü görmek istemiyorum.”

O gece ilk kez kendisine şu soruyu sordu:

“Gerçekten gitmesini mi istemiştim?”

Cevabı biliyordu.

Hayır.

Aslında gitmesini değil, değişmesini istemişti.

Sevdiği kadının kendisini yeniden anlamasını istemişti.

Ama bazı insanlar birbirlerini sevdikleri hâlde birbirlerine iyi gelemezlerdi.

Ve bazen aşkın bittiği yer, sevginin bittiği yer değildi.

Sadece insanın daha fazla acıya dayanamadığı yerdi.

---

Bir sabah uyandığında telefonunda bir mesaj gördü.

Kadındandı.

“Merak etme. Artık seni aramayacağım. Umarım bir gün gerçekten mutlu olursun.”

Adam mesajı defalarca okudu.

Cevap yazmak istedi.

“Ben de seni özledim.”

Yazdı.

Sonra sildi.

“Geri dön.”

Yazdı.

Onu da sildi.

En sonunda telefonu masanın üzerine bıraktı.

Pencereyi açtı.

Güneş doğuyordu.

Derin bir nefes aldı.

İlk kez anladı:

Bazen bir insanı sevmek, onun yanında kalmak değil; hayatından çıkmasına izin vermektir.

Ve o gün adam, kadının ardından son kez konuştu:

“Git artık…”

Sonra kendi kendine ekledi:

“Bu kez ben de arkandan bakmayacağım.”

Ama kalbinin derinliklerinde bir yerde, yıllarca taşıyacağı bir gerçek vardı:

Bazı insanlar hayatımızdan gider; fakat içimizden gitmeleri çok daha uzun sürer.

Erkan ŞEREMET

Paylaş:
6 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (1)

5.0

100% (1)

Git artık Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Git artık şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
GİT ARTIK şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL