0
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
Gecenin çilesi çökerken omuzlarıma,
İki yaka arasında sıkışıp kalmışım.
Altımda simsiyah, hırçın akan bir nehir,
Üstümde yıldızsız, dilsiz bir gökyüzü…
Bu köprü ki; ne geriye dönmeye izin verir,
Ne de karşı kıyıya geçmeye takat bırakır.
Biz bu yollara güller döşemedik kardeşim,
Bastığımız her taşta bir ah, bir iz kaldı.
Hangi sevdaya yürüsek ortasından yıkıldı,
Hangi dostluğa sığınsak yarı yolda bırakıldı.
Şimdi bu köprünün tam ortasında,
Rüzgâra karşı tek başına duran bir adamım.
Hayaloğlu der ki; varsın uçurumlar derin olsun,
Varsın sular çeksin bizi diplere doğru.
Biz kırılan tahtalara basarak yürümesini de biliriz,
Fırtınanın göbeğinde dimdik durmasını da!
Bu köprü yıkılsa da altımızda,
Yüreğimizdeki o dik duruş kalır geriye…
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.