0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Çekmişler tel örgüleri dağın eteklerine,
"Burası benim" deyip dikilmişler tepeye.
Biz ki bu toprağın tozunu yutmuşuz yıllarca,
Şimdi bir yabancı gibi bakıyoruz memlekete...
Parsel parsel satmışlar çocukluğumuzun geçtiği sokakları,
Dedemizin sürdüğü tarlayı, su içtiğimiz pınarı.
Hangi haritada var bu yüreğin sevginin sınırı?
Hangi tapu memuru kesti bu sevdadan payımızı?
Biz kurda kuşa yurt bildik bu dağları,
Onlar cetvelle çizip fiyat biçtiler rüzgâra.
Garibanın evini başına yıkıp hırsızlar,
Krallık kurdular gözümüzün önünde parayla.
Hayaloğlu der ki; parseleyin bakalım bu dünyayı!
Toprağı böldünüz, gökyüzünü de satın alın haydi!
Ama unutmayın ki şu yalancı saltanatı;
Ne paranız kurtarır sizi, ne o süslü tapularınız.
Günü gelir, o parsellediğiniz toprağın altına
Tek bir kefenle girersiniz, ufacık bir mezara!
Recep Hayal
Hayaloğlu
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.