7
Yorum
10
Beğeni
5,0
Puan
60
Okunma

Zordur sadakat bilirim.
Öyle kolay değildir.
Kor ateşin üstünde yürüyüp de yanmadığını söylemek.
Kimi seviyorsan orası kalbinin en ıssız ülkesi oluyor;
Sonra bir gün o ülkenin sokaklarında yürürken,
Aynaya baktığında kendi siluetini bile bulamıyorsun.
O, giderken arkasında bıraktığı enkazı nasıl toplayacağını öğretmedi sana.
Acının orta yerinde kalakaldın;
Ne ’hakkını helal et’ diyebildin seslice,
Ne de içindeki bu koca ormanın küle döndüğünü herkese haykırabildin.
Sadece bir insanı kaybetmez insan; Kirpiklerinden hayata tutunduğu o son umudu da yitirir.
Kimi gözyaşları vardır,
Döküldüğü yeri yıkar temizler sanırsın,
Oysa her damla, içerideki yangını biraz daha körükler.
İki canla girilen bir yoldan yapayalnız çıkmak gibidir gidenin ardından bakmak.
Sana ait olan ne varsa,
Daha doğarken öksüz bırakırsın.
Ama içinden sevdayı da söküp atamazsın.
Kabre kadar taşırsın taşıyamadığın ne varsa.
Zaten içimizde o öldüremediğimiz anılar değil midir bizi sevmediklerimizle yaşamaya mahkûm eden?
İnsan yalnızca canı yandığı gün geçmişe bir defa daha sarılıyor.
Hayal ettiğin kadar kırılıyor,
Güç yetirebildiğin kadar susuyorsun.
Bazı şeyleri geri getirebilmek için, Bildiğin bütün vedaları yeniden yaşaman gerekiyor.
Ve kimsenin kimseye merhem olmadığı bu yarsız yurtsuz dünyada,
Herkes kendi yarasının kabuğunu kendi soyuyor.
Aynaya bakıyorsun;
Yorgun gözlerin, söylenmemiş sözlerin var.
Giden gitmiş, geride kalan senin eksilen yanın olmuş.
Kimi zaman bir mısrada buluyorsun nefesini,
Kimi zaman sessizliğin en koyu tonundan.
Alıntı değil bu, içimin sızısıdır.
Kendi ellerimle kazıdığım toprağa, Yine kendi ellerimle bırakıyorum yarınlarımı.
Zordur azizim,
Gerçekten sevmeyince insan kaybetmenin ne demek olduğunu asla anlayamıyor,
İçindeki o koca yangına rağmen, dönüp de son bir kez,
Aşkın sağ olsun diyemiyorsun.
Cemre yaman
5.0
100% (11)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.