0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
35
Okunma
Bir gece daha adını fısıldıyor kalbim,
Sessizliğin en derin yerinde,
Kimsenin duyamayacağı kadar içten,
Kimsenin susturamayacağı kadar güçlü...
Ben sana böyle tutuldum işte.
Ne bir mevsimlik hevesti bu, ne gelip geçici bir sevda.
Sen, kalbimin kapısını bir kez çalıp içimde sonsuza kadar kalan o tarifsiz duyguydun.
Gözlerin geldi aklıma yine bu gece,
Bir şehrin bütün ışıklarını söndürüp yalnızca seni hatırlatan gözlerin...
Baktığın zaman dünya susuyordu, ben susuyordum,
Hatta kalbim bile bir anlığına kendi sesini unutuyordu.
Sana olan sevgimi anlatmaya kalksam
kelimeler yetmez.
Bir yara gibi taşınır göğsün içinde,
Bir dua gibi saklanır gecelerinde,
Bir özlem gibi büyür her geçen gün.
Ben seni özlerken sadece yokluğunu değil,
Seninle tamamlanan yanlarımı da özlüyorum.
Birlikte susmayı, aynı gökyüzüne bakmayı,
Bir cümlenin yarısında göz göze gelmeyi,
Hiç konuşmadan birbirimizi anlamayı...
Sen vardın , hayat biraz daha güzeldi.
Sabahların bir anlamı, gecelerin bir bahanesi vardı.
Hangi şarkıyı dinlesem bir yerinden sen çıkıyorsun karşıma.
Hangi sokağa girsem anıların düşüyor önüme.
Senden kaçmaya çalıştıkça sana rastlıyorum.
Belki de aşk tam olarak buydu.
Gitmek isteyenin bile kalması,
Unutmak isteyenin her gün yeniden hatırlaması,
“Bitti” diyen kalbin gecenin bir yarısı sessizce
senin adını söylemesi...
Sana kızsam da, kırılsam da, uzak kalsam da seviyorum.
Çünkü benim sevgim yanında olduğun günlerle sınırlı değil.
Sen benim için varlığından önce başlayan,
yokluğundan sonra bile devam eden
bir hikâyesin.
Bazen düşünüyorum; ya hiç karşılaşmasaydık?
Ya gözlerin gözlerime değmeseydi,
Sesini hiç duymasaydım, kalbim seni hiç tanımasaydı?
Belki daha az acırdı içim.
Geceleri daha kolay uyurdum.
Bir şarkının ortasında durup dalmazdım uzaklara.
O zaman kalbimin en güzel yerini hiç tanımamış olurdum.
Bana hem mutluluğu hem de özlemi öğrettin.
Hem gülmeyi hem de gözlerim doluyken susmayı...
Bir insanın başka bir insanın kalbinde
nasıl koca bir dünya olabileceğini seninle öğrendim.
Ne zaman seni düşünsem içimde ince bir sızı beliriyor.
Adını söylemesem de kalbim seni tanıyor.
Yüzünü görmesem de gözlerim seni arıyor.
Sesini duymasam da kulaklarım seni duyuyor.
Ben senin aşkına tutsak oldum.
Öyle bir tutsaklık ki bu, kaçmak istemiyorum.
Zincirlerim senin hatıran, duvarlarım senin anıların,
özgürlüğüm ise sana kavuşma ihtimalim...
Belki bir gün yeniden aynı yerde buluşur gözlerimiz.
Belki hayat, yarım bıraktığı cümleyi bizim için yeniden tamamlar.
Belki ellerin ellerime değdiğinde bunca zamanın özlemi tek bir sarılışta diner.
O gün gelirse sana hiçbir şey sormayacağım.
Neden gittin, neden sustun, neden beni beklettin demeyeceğim.
Sadece sana sarılacağım.
İçimde yıllardır biriktirdiğim o tek cümleyi söyleyeceğim,
“Ben seni hiç unutmadım.”
Bazı insanlar unutulmaz, sevgiler zamanla eksilmez.
İsimler kalbin bir köşesine yazılmaz doğrudan kalbin kendisi olur.
Benim kalbimin en sessiz çığlığısın.
En güzel yaramsın.
En uzun bekleyişim, en derin özlemim, en masum duam,nen büyük sevdam...
Her şeye rağmen, uzaklığa, suskunluğa, geçen zamana rağmen hâlâ seni seviyorum.
Belki aşkın en acı tarafı bu.
İnsanın, kendisini inciten birine bile kalbinin en güzel yerini ayırabilmesi...
Yine de pişman değilim.
Seni sevmek, hayatımın bana verdiği
en güzel ve en ağır duyguydu.
Şimdi gece yine sessiz.
Gökyüzünde yıldızlar, içimde sen varsın.
Yine adını söylemeden sana bir şiir yazıyorum.
Belki hiçbir zaman okumayacaksın.
Belki bu satırlar sana ulaşmayacak.
Ama bil ki her kelimenin içinde bir parça kalbim var.
Eğer bir gün bir yerde, hiç beklemediğin anda
içine tarifsiz bir özlem düşerse,
Bil ki belki de o an seni düşünmüşümdür.
Çünkü ben hâlâ senin aşkına tutsağım.
Ve bazı tutsaklıklar vardır.
İnsan zincirlerini kırmak istemez.
O zincirlerin ucunda sevdiği insan vardır.
Benim zincirimin ucunda da sen varsın.
Hâlâ sen...
Hep sen...
Belki de ömrüm yettiğince kalbimin en derin yerinde sadece sen...
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.