8
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
224
Okunma

ŞİİRİN HİKÂYESİ
Bu şiirin görünen yüzünün altında küçük bir teknik oyun saklıdır. Her dize yalnız anlamı, ölçüsü ve uyağıyla değil, yedi harflik bölümler esas alınarak oluşturulan iç akrostiş düzeniyle de kurulmuştur.
Akrostiş çoğunlukla dizelerin ilk harflerinde aranır. Burada ise harfler dizenin başında nöbet tutmak yerine şiirin içine alınmış; sözcüklerin ve anlamın doğal akışı bozulmadan iç akrostiş meydana getirilmiştir. Dolayısıyla okur önce şiiri okur; yapının farkına vardığında aynı dizeleri ikinci defa başka bir gözle görür.
Bu uygulama aynı zamanda Türkçenin şiir kurmaya ne kadar elverişli bir dil olduğunu gösteren güzel örneklerden biridir. Türkçenin eklemeli yapısı, sözcük türetme gücü, söz dizimindeki hareket kabiliyeti ve geniş kelime hazinesi; şaire yalnız ne söyleyeceği konusunda değil, sözü nasıl inşa edeceği konusunda da geniş bir alan açar. Birçok dilde böylesine sınırlayıcı harf düzenlerini anlamı ve söyleyiş doğallığını koruyarak sürdürmek oldukça güçken Türkçe, sözcükleri adeta şairin eline teslim eder.
Üstelik mesele yalnız harfleri istenilen yerlere yerleştirmek değildir. Şiir, bulmacaya dönüşmemeli; ölçü aksamamalı, anlam zorlanmamalı, sözcükler sırf akrostiş tamamlansın diye dizeye yabancı durmamalıdır. Teknik, şiirin üzerinde görünür bir yük değil, şiirin içinde gizlenen bir mimari olmalıdır.
Türkçenin asıl güzelliği de burada ortaya çıkar. Sözcükler bazen öylesine rahat biçimde yan yana gelir, eklerle öylesine ince ayarlanabilir ve cümle içerisinde öylesine farklı konumlara taşınabilir ki şair, aynı anda hem anlamı hem sesi hem ölçüyü hem de harf örgüsünü yönetebilir.
Bu bakımdan YAPMA YAHU, yalnız söylediği sözle değil, sözün içerisine gizlenen yapısıyla da okunması gereken bir şiirdir.
İlk okumada şiir vardır.
İkinci okumada teknik görünür.
Üçüncü okumada ise Türkçenin imkânları...
Çünkü Türkçe yalnızca düşüncenin anlatıldığı bir dil değil; sözcüklerin şairin elinde yeniden biçimlenebildiği, kelimenin tam anlamıyla bir şiir dilidir.
DELİBAL – Celil ÇINKIR
Her anı hasret kokan, aşk yoluna gireli
Aklı azap çekenler, ayıkmış, yapma yahu!
Düşlerken düşlerini ödemeden bedeli
Üstelik düşlerine layıkmış yapma yahu!
Yankısız feryatlarda değişse de tatbikat
Erenin yüreğinde, değişmeyen hakikat
Musallaya konunca, bittiğinde saltanat
Yıldızlar ahaliden büyükmüş, yapma yahu!
Kays’ın çöl bilmecesi, bilmeyene sır olur
Mührü kırık kapılar, şahsa münhasır olur
Barışın, istiklalin, bedeli ağır olur
Huzura giden yolda dert yokmuş, yapma yahu!
Bahtiyardır girenler, düşlerin konutuna
Dertleri ayar verir, kulların mesuduna
Mimarı damga vurur, insanın vücuduna
Düşen yapraklar gibi, can yükmüş, yapma yahu!
Şerri eştir hayrına, gönlüme hükümdarın
Gamlarından kurtuluş, ikramı iktidarın
Kutsanmış lanetlerde, Delibal, muktedirin
Olmazsa olmazları, buyrukmuş, yapma yahu!
DELİBAL – Celil ÇINKIR
5.0
100% (10)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.