İnsan yaşadığı anlarda değil yaşamadığı anlarda ihtiyarlar. iskoçya sözü
Barış Bayram KURT
Barış Bayram KURT

Evlat…

Yorum

Evlat…

( 2 kişi )

1

Yorum

3

Beğeni

5,0

Puan

43

Okunma

Evlat…

Sen daha dünyaya gelmeden önce
ben seni beklemeyi öğrendim.
Adını bilmeden sevdim seni,
yüzünü görmeden özledim.
Bir gün gelip de küçücük ellerin
avuçlarımın içine değdiğinde,
anladım ki insanın kalbi
kendi göğsünün içinde değilmiş;
kalbinin bir parçası da evladında yaşarmış.

Sen ağladığında içim titredi,
sen güldüğünde dünyam aydınlandı.
İlk adımını attığında
sanki ben yeniden yürüdüm.
İlk kelimeni söylediğinde
sanki dünyadaki bütün diller sustu,
senin sesin kaldı geriye.

Ben seni büyüttüğümü sandım evlat…
Meğer sen beni büyütüyormuşsun.

Bana sabretmeyi öğrettin,
korkmayı öğrettin,
dua etmeyi öğrettin.
Bir insanın başka bir insan için
nasıl uykusuz kalabileceğini,
nasıl gecenin bir yarısı
kapının sesini bekleyebileceğini öğrettin.

Şimdi yıllar geçti…

Çocukluğun avuçlarımdan
su gibi akıp gitti.
O küçücük ellerin büyüdü,
sesin değişti,
hayallerin çoğaldı.

Ben ise hâlâ
seni kapıda bekleyen o babayım.

Nereye gidersen git,
hangi yollara düşersen düş,
hangi şehirlerde sabahlarsan sabahla,
bil ki bu dünyada
senin için yanan bir ışık var.

O ışığın adı baba.

Bazen sana kızdım,
bazen sustum,
bazen söylemek istediğim sözleri
gururuma yenilip içime gömdüm.

Ama hiçbir kızgınlığım
sevgimden büyük olmadı.

Hiçbir kırgınlığım
seni sevmeme engel olmadı.

Çünkü sen benim evladımsın.

Ben senin yalnızca
iyi günlerinde yanında olmak istemedim.
Düştüğünde de yanında olmak istedim.
Kaybettiğinde de…
korktuğunda da…
kimse seni anlamadığında da…

Hatta herkes senden vazgeçse bile
ben vazgeçmemek için
kendimle savaşmak istedim.

Çünkü baba olmak bazen
güçlü görünmek değildir evlat.

Baba olmak,
için paramparça olurken
“Ben iyiyim” diyebilmektir.

Gece herkes uyurken
sessizce oturup
evladının geleceğini düşünmektir.

Bir kapının açılmasını beklemektir.

Bir telefon sesinde
kalbinin yerinden çıkmasıdır.

Ve bazen…

Hiç kimse görmeden
bir köşede gözyaşını silip
sabah olduğunda yeniden ayağa kalkmaktır.

Evlat…

Ben senden kusursuz olmanı istemedim.

Hiç istemedim.

Sadece iyi bir insan olmanı istedim.

Kalbini kaybetme istedim.

İnsanların seni kırmasına rağmen
sen onların kalbini kırma istedim.

Düştüğünde utanma,
yenildiğinde kendinden nefret etme,
ağladığında gözyaşını saklama.

Çünkü hayat
her zaman istediğimiz gibi gitmiyor.

Bazen insan
en çok sevdiği yerden yara alıyor.

Bazen güvendiği insanlar
sırtını dönüyor.

Bazen insan
kendi içinde kayboluyor.

Ama ne olursa olsun evlat…

Kendini kaybetme.

Çünkü dünyada her şey yeniden bulunabilir.

Para bulunur.
Ev bulunur.
İş bulunur.
Yeni yollar bulunur.
Yeni insanlar bulunur.

Ama insan
kendisini kaybederse
geri dönmesi çok zor olur.

O yüzden ne yaşarsan yaşa,
kalbindeki o güzel çocuğu öldürme.

Bir gün saçlarına aklar düştüğünde
geriye dönüp baktığında
“Keşke daha çok sevseydim,
keşke daha çok sarılsaydım,
keşke daha az kırmış olsaydım”
deme.

Hayat çok kısa evlat.

Sandığımızdan çok daha kısa…

Dün seni kucağımda taşıyordum,
bugün sana yetişemiyorum.

Dün elimi tutuyordun,
bugün kendi yolunu çiziyorsun.

Ve ben biliyorum…

Bir baba için en zor şeylerden biri
evladının büyümesini izlemektir.

Çünkü büyüdükçe
ona daha az lazım olursun.

Ama o sana
her geçen gün daha çok lazım olur.

Sen büyürsün…

Ben seni daha çok özlerim.

Sen uzaklaşırsın…

Ben çocukluğunun peşinden giderim.

Bir fotoğrafına bakarım bazen,
yıllar öncesinden gülersin bana.

O fotoğraftaki çocuk
hâlâ benim içimde yaşar.

Ve ben ona bakıp
şunu söylerim:

“Ben seni koruyabildim mi oğlum?”

Belki her zaman başaramadım.

Belki bazı geceler
yanında olmam gereken yerde yoktum.

Belki sana söylemem gereken
bazı güzel sözleri söyleyemedim.

Belki seni sevdiğimi
yeterince anlatamadım.

Ama şunu bil…

Seni sevmekten hiç vazgeçmedim.

Bir gün bu dünyada
benim sesimi duyamazsan bile
kalbinin içinde bir yerlerde
benim sevgimi bul.

Bir sokaktan geçerken
bir baba oğlunun elini tuttuğunda
beni hatırla.

Bir çocuk güldüğünde
senin çocukluğunu hatırla.

Bir yağmur yağdığında
aynı gökyüzünün altında
seni ne kadar sevdiğimi hatırla.

Ve bir gün…

Hayat seni çok yorduğunda,
her şey üstüne üstüne geldiğinde,
“Ben artık dayanamıyorum” dediğinde…

Gökyüzüne bak.

Derin bir nefes al.

Ve hatırla:

Sen bir zamanlar
bir babanın bütün dünyasıydın.

Hâlâ da öylesin.

Ben senden önce de yaşadım,
sen gittikten sonra da yaşayacağım belki…

Ama hayatımın en güzel tarafı
senin hayatıma geldiğin gündü.

Sen benim yalnızca evladım değilsin.

Sen benim geçmişim,
bugünüm,
yarınım…

Sen benim dualarımın
en uzun cümlesisin.

Ve eğer bir gün
sana söyleyemeden gidersem…

Şunu bil:

Seni çok sevdim evlat.

Eksik sevdiysem affet.

Yanlış yaptıysam affet.

Sana kızdıysam affet.

Sustumsa affet.

Bazen seni anlayamadıysam affet.

Ama sevgimden hiçbir zaman şüphe etme.

Çünkü bir baba
evladını sevmeyi bırakmaz.

Ömrü biter…

Sevgisi bitmez.

Nefesi kesilir…

Duası kesilmez.

Eli artık sana uzanamaz…

Ama kalbi
son ana kadar
senin için atar.

Evlat…

Bir gün benim olmadığım bir sabaha uyanırsan
sakın ağlama diyeceğim kadar güçlü değilim.

Ağla.

Bırak gözyaşların aksın.

Ama sonra ayağa kalk.

Pencereden dışarı bak.

Güneşe dön yüzünü.

Ve hayatına devam et.

Çünkü ben senden
benim için yas tutmanı değil,
benim için güzel yaşamanı isterim.

Sev.

Gül.

Sarıl.

Affet.

Yürü.

Düşersen kalk.

Korkarsan yine yürü.

Ve ne olursa olsun
kalbini karartma.

Çünkü ben bu dünyadan giderken
ardımda bırakmak istediğim tek şey
bir servet değil…

Bir ev değil…

Bir isim değil…

Seni sevmiş bir babanın duasıdır.

Evlat…

Sen benim bu dünyadaki
en güzel emanetimsin.

Ben seni dünyaya getirmedim belki…

Ama seni sevdiğim gün
dünyam yeniden doğdu.

Ve bil ki…

Bir baba için evlat,
hayatın kendisidir.


Sen yaşadıkça
benim içimde bir ışık yanacak.

Sen güldükçe
benim gökyüzüm aydınlanacak.

Sen iyi oldukça
ben huzur bulacağım.

Nerede olursan ol…

Kimin yanında olursan ol…

Kaç yaşına gelirsen gel…

Benim için hep aynı kalacaksın:

“Benim evladım…”

Ve bu iki kelimeyi
bir babanın kalbinden
hiçbir ölüm silemez.

Evlat…

Sana verebildiğim en büyük miras
mal mülk değil.

Şudur:

Ne olursa olsun,
kendin ol.
İyi kal.
Sevmekten korkma.
Ve unutma…
Bu dünyada seni karşılıksız seven
bir baba vardı.


Ben vardım.

Sen vardın.

Ve bizim hikâyemiz
ölümle bile bitmeyecek.

Çünkü bazı sevgiler
insanın ömründen uzun yaşar.

Baba sevgisi gibi…
Evlat sevgisi gibi…
Bizim sevgimiz gibi.

Paylaş:
3 Beğeni
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Evlat… Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Evlat… şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Evlat… şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Arzu Uschi
Arzu Uschi, @arzuuschi
23.8.2026 22:28:09
5 puan verdi
Yüreğin en derin yerinden süzülüp gelen, her sözü sevgiyle yoğrulmuş çok kıymetli bir şiir olmuş.
Bir babanın evladına duyduğu tarifsiz sevgiyi, özlemi ve sessiz fedakârlıkları öylesine güzel anlatmışsınız ki insan okurken duygulanmadan edemiyor.
Her sözünde yılların biriktirdiği hatıralar, söylenemeyen sevgiler ve içten dualar hissediliyor.
Evlat sevgisinin ne kadar karşılıksız ve ömürlük olduğunu yüreğimize dokunarak anlatmışsınız.
Özellikle bir babanın evladı büyüdükçe ona duyduğu özlemin artması insanın içine işliyor.
Bazen bir sarılışın, bazen söylenemeyen bir “Seni seviyorum” sözünün ne kadar kıymetli olduğunu hatırlatıyor.
Şiirinizde yalnızca baba sevgisini değil, hayatın geçiciliğini ve sevdiklerimizin değerini de buldum.
Okurken insan ister istemez kendi babasını, evladını ve geçmişte kalan güzel günleri düşünüyor.
Bazı sözler gözleri doldururken bazıları insanın kalbinde uzun uzun yankılanıyor.
“Ömrü biter, sevgisi bitmez” duygusu ise şiirin ruhunu ne güzel anlatıyor.
Böylesine temiz, içten ve karşılıksız bir sevgiyi kaleme döktüğünüz için yüreğinize sağlık.
Kalbinizden geçen bu güzel duyguları bizlerle paylaştığınız için gönülden teşekkür ederim.
Kaleminiz daim, yüreğinizdeki sevgi ve dualar hiç eksik olmasın.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL