0
Yorum
5
Beğeni
0,0
Puan
38
Okunma
Sultanhanı’nın kurşun gibi ağır gecesinde durduk,
Cebimizde kaçak tütün, yüreğimizde intihar gibi bir hırs.
Ihlara’nın dip kayalıklarına savurduk küfürlerimizi,
Biz bu aşka racon kestik kardeş, bizde geri vites yoktu bir hırs.
Melendiz Çayı köpürürken gece yarısı ayazında,
Söz verdik, toprağa bastık, dedik ki bu sevda ölümüne!
Hasan Dağı’nın dumanı çöktü mü penceremizin önüne,
Kuşatıldık sandık, siper aldık kahpe feleğin zulmüne.
Ben senin için bütün şehri yakmayı göze almıştım,
Polis sirenleri basarken Aksaray’ın arka sokaklarını.
Bir somun ekmeği böler gibi böldük acıyı, umudu,
Kimseden merhamet dilenmedik, bükmedik şu boynumuzu.
Sen herif, beni o Ihlara Vadisi’nin kör dibinde,
Sattın ulan iki paralık ikbale, sattın da ardına bakmadın!
Mermiyi kendi göğsüme sıksaydım bu kadar acımazdı,
Benim o delikanlı gururumu bir dakikada hiçe saydın.
Şimdi gece çöktü mü Aksaray’ın virane meyhanelerine,
Kırarım kadehi, masayı deviririm de kimse durduramaz!
Neşet çalarlar cızırtılı bir radyoda, içim cız eder,
Bu saatten sonra beni hiçbir delikanlı teselli edemez.
Hasan Dağı şahit, toprağa düşen kanım şahit olsun,
Bu hesap burada kapanmadı, yazıldı defterin siyahına.
Sen gittiğin o süslü kentlerde sefa sür bakalım,
Ben bu hesabı sorarım senin kaldığın o son sabaha!
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.