2
Yorum
12
Beğeni
5,0
Puan
125
Okunma
bugün günlerden şebnem
sabaha karşı, yani sana en yakın saat
yıldızların dökülüyor ruhumun kızıl tabutu
toplamaktan ben değil ama yeryüzüm yoruldu
aşındı sulu boya denizlerim
iyi oldu belki de
korkuyorum çünkü ahtapotlardan
atılma kurt, değildim ben tarkan
sekiz iple sarılıyor onlar
sarılıyor sarılıyor bitmiyor onlar
çocukken anlamsız gelirdi kelile ve dimne
hâlâ da şüpheli
dünya böyle bir yer değil
dünya bir yer bile değil
her şey bir aldatmaca
kusura bakma şebnem
eğip bükerken sakatlanmışım kelimelerimi
anlamazsan, bunu anlarım
belki de kasten yaptım
varmasın sana, kıskanırım
rüzgâra aşık bir kiremit gibi
can atarsam kırılmaya
balonlar ve uçurtmalar
en çok da onlardan korkarım
onların hep ipi var
neden onların ipi var
ait olmaktan başka neye yararlar
ama kiremit öyle değil
ipsiz, sapsız ve tekinsiz
bir tabut kapağı kadar kızıl
ama kırılgan, en çok da kırılgan
ve bir de düşününce sensizliği
aslında düşünmemeli
nasıl da sessiz kiremitler gibi
olması gerektiği gibi
ah şebnem
beni anlamayacaksın artık
aynı dili konuşmayacağız
siyah gezegenindeki kırmızı bir kediyim ben
işte sana en güzel hediyem unutbeni çiçeği
yanımda değilsin tabii
bu yüzden anca şiiri
gitmenden korkarken
düşürmüşüm ağzıma gelen yüreğimi
sonra kayboldu
bulup da koyamadım geri
kendim düştüm, bir de üstüne ağladım
şiir yazdım başkasına utanmadan
insan bi’ küfrederdi en azından şebnem
bu kadar mı umurunda değilim?
ah şu ben!
yine hırpaladım bir şeyleri
harfler birbirinin üstüne yıkıldı enkaz gibi
artık hangi cümleye başlasam
ortasında bir yerlerde sen ölüyorsun
sözlüklerden sildim adını
şimdi koca bir lisan kekeliyor arkandan
duyuyorum
ne saçmalıyorsun sen diyorsun içinden
sana aşkımı anlatamayan her şiir
saçmadır zaten
duvarlar daralıyor şebnem
oda beni yutmak istiyor
çiviler razı değil çakılmaya
ipler tarafsız değil
menengiç kabuğunu döktü, altında kaldım ben
çok duydum kahvesini ama hiç içmedim
bir gün seninle de içmeyelim, olur mu?
ah şebnem
bir gelgit gibi geldin ama gitmedin
gittin de bitmedin
sabaha karşı yağdın, güneşte çekilmedin
oturdun boğazıma o günden beri
ne yutabiliyorum seni büsbütün
ne de kusabiliyorum bu dünyayı
sürüyorsun sefanı boğaz manzaralı
ne anasının gözüsün sen!
boğazımda bir tsunami yaratayım da
gör gününü şimdi sen
bana ouzo getirin
içine utangaç buzlardan
ya da yunan ateşi
içine senli düşlerden
yakacağım kendimi sonunda
sonra da denize atıp kendimi
sensizlik süsü vereceğim kendime
ah şebnem,
adın şebnem bile değil.
5.0
100% (6)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.