0
Yorum
4
Beğeni
5,0
Puan
40
Okunma
Gitmek lazım bazen,
içindeki virane şehirlerden…
Taşınmak gerekir uzaklara,
kimsenin seni tanımadığı limanlara demir atmak lazım.
Bazen martıların sesiyle uyanmalı sabahlar,
pencerenden içeri deniz kokusu dolmalı.
Baktığın her yerde deniz,
ufukta sonsuzluk olmalı.
İnsan biraz sessizliğe sığınmalı,
kendiyle baş başa kalıp
yaşadığı hayatı sorgulamalı.
“Ben ne yapıyorum?” diye sormalı kendine,
“Bu hayat gerçekten benim mi,
yoksa başkalarının çizdiği yollarda
kendimi mi kaybettim?” demeli.
Gitmek lazım bazen,
uçsuz bucaksız kendi yazdığın hikâyelere…
Kahramanı olmalı insan
kendi kaleminden dökülen cümlelerin.
Yarım bıraktığı düşlerin peşinden gitmeli,
kendi hikâyesinin sonunu
başkalarının yazmasına izin vermemeli.
Sonra küçücük bir yüreğin
kocaman dünyasına sığınmalı insan.
Onunla gülmeli,
onunla oyunlar oynamalı,
çocukça kahkahalara karışmalı.
Bir çift minik gözde
yeniden keşfetmeli hayatı.
Bir çiçeğin kokusunu,
yağmurun sesini,
gökyüzünün mavisini
ilk kez görüyormuş gibi sevmeli.
Bazen bir çocuğun kahkahası
yıllardır susmuş bir kalbi uyandırır.
İnsan, onunla hayatı yeniden keşfeder;
unuttuğu neşeyi,
kaybettiği umudu,
içinde küllenmiş o küçük çocuğu
yeniden bulur.
Gitmek lazım bazen…
Bir şehirden değil yalnız,
içimizde yıllardır taşıdığımız enkazdan.
Tüketen sevgilerden,
yıpratan insanlardan,
kendimize yabancılaştığımız yollardan…
Ama bilmek lazım;
her gidiş uzaklara değildir.
Bazen insan gitmeli ki
kendine dönebilsin.
Belki de hayat,
kimsenin seni tanımadığı bir limanda
yeniden başlamayı bekliyordur.
Belki bir sabah martıların sesiyle uyanıp
denize karşı derin bir nefes alırsın
ve anlarsın:
İnsan bazen herkesten uzaklaşmak için değil,
kendini yeniden bulmak için gider.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.