0
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
36
Okunma
Hangi kâtip kayıt tutacak
Hangi kalem titremeden yazacak seni...
Söz düşmeden yere
Hangi mecmuada boy göstereceksin?
Aklımda çocukluğum
Eski bir toprak ev...
Ve sesiyle huzur veren
Küçük bir ark
Sesine eşlik eden
Ilık rüzgâr...
Aylardan Ağustos
Arkın izi dahi kalmamış...
Kaç asır geçti ki silindin
Bu kadar çabuk?
Bu son çocuk büyüdü
Hani o kenarlarında sıralanan ağaçlar?
Hani suyun sesine karışan
O ılık rüzgâr?
Eskiden sınırsız bir evrendi
Yaşadığımız mahâl...
Şimdi metre metre çizilen
Parsel parsel bölünen
Sömürülen bir toprak...
Ve geçmişten geriye
Hiçbir hatıra tutamayan insan
Adının manası gibi
Unutan...
Artık kayıt tutacak kâtibe
Lüzum kalmamış...
Beton topraktan kıymetli
Ağaçtan kıymetli
Suyun sesinden kıymetli...
İnsan unuttuğu toprağa girdiğinde
En Mahir ustadan da olsa kabri ..!
Doğduğu günü, öldüğü günü
Belki birkaç satır hatırasını...
Adını bir mermer taş yazacak
Ama onu kaç kuşak hatırlayacak
Oysa yaşarken
Hatırasına yer vermedi toprağın
Ağaçlara yer kalmadı
Suyun akacağı ark kalmadı...
Her yeri parsel parsel kapadı
Toprak bu nankörü yine de bağrına bastı...
Her karışına bir başkası göz koydu
Doğanın hatırı kalmadı
Geçmişin izi kalmadı...
Ve insan
Kendi hatırasını bile unuttu...
Geriye yalnız
Bir mezar taşı kaldı
Adını yazacak...
Lakin
Geriye kalmadı anısı
Hatırlanacak...
Turgay Kılıç
20/08/2026
02:11
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.