0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
92
Okunma
Çıktım İstanbul’un sokaklarına
Düşürdüğün gölgeleri topluyorum
Eyüp Sultan’da biraz üşüyorum
Boğaz’da sallanıyor iplerim
Bir balığın oltasına düşüyorum
Köy çocukları saklanıyor kuytularıma
Uzakta bir darağacı görüyorum
Sen çağırıyorsun, ben yürüyorum
Bir ölünün başucundasın
Soğukluğu ile ürperiyorsun bir ölünün
Ölen her şey gibi sevimsizim ben
Saçlarım dağınık yüzüm kül rengi
Tabutumun başında seninle bekliyorum
Sonra girip bir bebeğin ruhuna
Merhametine emekliyorum
Kah Eyyüb’ün yaralarıyla
Kah Yakub’un gözyaşlarıyla konuşuyor
Bazen de Yusuf diyen bir kuyu oluyorum
Toplanıyor bütün lanetler kuyuda
Kendimi kuyulara atamıyorum
Kuyunun da maşuku Yusuf’tu
Anlatamıyorum
Çıktım İstanbul’un sokaklarına
Düşürdüğün gölgeleri topluyorum
Elim bin kez dikenlere batıyor
Kanıyor gözbebeğinden vuslat
Hasret yiyor iştiyak içiyor
Doyamıyorum
Ne olur göm beni merhametine
Yerine kimseyi koyamıyorum
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.