0
Yorum
1
Beğeni
0,0
Puan
28
Okunma
Siyah şiirler yazdım hep,
gönlümden gönlüne uzanan
gecesi bitmeyen yollara…
Her mısrada biraz ben,
biraz sen,
biraz da hayatın avuçlarımda kırdığı umutlar vardı.
Sebebi sen değilsin aslında,
belki benim yanlışlarım…
Belki de hayatın
üstüme üstüme yağan yanlışları.
Ben hangi yarama merhem arasam,
hayat gelip o yaraya
biraz daha tuz bastı.
Arabesk’ti vefasız, bizim yaşantımız;
gülüşlerimiz bile
kırık bir plak gibi
aynı hüznü döndürürdü gecelerde.
Biz sevinmeyi de bilirdik oysa,
ama kader
mutluluğun kapısını çaldığımızda
anahtarı çoktan değiştirmişti.
Beyaz güvercinler uçtu başımızda,
kanatlarında sabahın ışığı,
gagalarında yarım kalmış dualar…
Biz mi istemedik göğe yükselmeyi?
Yoksa hayat mı
kanatlarımızdan tutup
bizi kendi karanlığına çekti?
Belki de çok sevdik,
yanlış zamanda,
yanlış mevsimde,
doğru sandığımız yanlışlara sarıldık.
Kalbimizi bir liman yaptık,
gelen herkes demirledi;
ama gidenlerin ardında
hep biraz daha eksildik.
Ben gecelerimi siyaha boyadım,
sen beyazını aradın hayatın.
Oysa aynı gökyüzünün altında
iki yalnız buluttuk biz;
birimiz yağmur olup sustu,
birimiz rüzgâr olup savruldu.
Ve ben yine yazdım…
Mürekkebim gece,
kâğıdım yüreğim,
kalemim susmayan bir yara oldu.
Siyah şiirler yazdım hep;
çünkü beyazı yaşayamadım vefasız.
Beyaz güvercinler uçtu başımızda,
biz seyrettik sessizce…
Belki özgürlük yanı başımızdaydı,
belki mutluluk avuçlarımızdaydı;
ama biz,
hayatın öğrettiği acılarla
sevmeyi bile
biraz geç öğrendik.
Şimdi ne zaman gökyüzüne baksam
bir güvercin geçer içimden;
kanadında sen,
gölgesinde ben,
ardında yarım kalmış bir ömür…
Siyah şiirler yazdım hep
gönlümden gönlüne…
Çünkü bazı aşklar
beyaz güvercinler gibi doğar,
ama hayatın avuçlarında
kanatları kırılır.
HAYAT GÜLDÜRDÜDE BİZMİ AĞLADIK
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.