2
Yorum
14
Beğeni
5,0
Puan
91
Okunma
Dünyanın dışına atılmış bir adamdım ben.
Bir Samanyolu vardı avuçlarımda, gösteremedim.
Onlarca şiir vardı dilimde, dinletemedim.
Ve bir göç başladı.
Kendimi bulmak vuslattı yüreğimde.
Kendime her yaklaştım dediğimde aşka uzaklaştım,
ve aşktan ne zaman uzaklaşsam kendime yabancılaştım.
Her sözcük dilimin ucunda küfre dönüştü.
Asırlar boyu bekledim,
bendeki emaneti vermek için sana.
Habersizdim oysa ki senden, affet.
Bendeki emanetin sevgindi,
içimde biriktirdiğim.
Senden habersiz sana yazdığım şiirlerdi.
Sonra güneşin batı yakasından doğdu gözlerin,
karanlık gecemi aydınlatırcasına.
Yarasalar uçuştu yüreğimin kıyısından
ve güvercinlerin sesi geldi kulaklarıma.
Sen, gecemi gündüz eden kadın;
varlığınla yokluğumu azaltan,
gülüşünle öfkemi dindiren...
Sen, yürek rahatlığım
ve aşka yeniden inancım.
Şimdi bir okyanus kenarında,
sensiz ama seninleyim.
İlk defa yanımda olmayan birinin sevgisini
yüreğimde hissediyorum.
Nefesin soluğuma karışıyorken
nefesimi kesiyor dudakların.
Sen benim yıllanmış şarabım.
Hangi mahzenin kıyısındaydın da görmedim seni?
Yudum yudum içtiğim,
kana kana doyduğum,
hatta doyamadığım sensin şimdi.
Bırak uçurumları, kıyametleri, fırtınaları.
Bırak güvensiz limanları,
aldığını geri vermeyen dalgaları.
Kırdım yüreğimin zincirlerini, sevgilim.
Bir ütopya var şimdi avuçlarımızda;
o ütopya ki bizim tek gerçeğimiz.
Kendimi bulmak için çıktığım bu yolda
sana rastladım.
Şimdi bir sen varsın, bir de ben varım.
Hadi gel,
aşka inanmayan yürekleri
yeniden aşka inandıralım.
5.0
100% (5)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.