3
Yorum
9
Beğeni
5,0
Puan
51
Okunma

Karanlığın kalbinde parlayan bir tozdu ilk çığlığımız,
Geldik dünyaya.
Gözlerimizde saklı Samanyolu’nun o bitmeyen ışığı,
Benzer rüyaya.
Kara delikler yutarken zamanı ve mekânı uzaklarda,
Oturmuşuz öylece.
Işık yılları ötesinden gelen sönük bir selam gibi,
Kaybolmuşuz gece.
Andromeda bir gün çarpacakmış evimize, varsın çarpsın,
Eski hatıradır.
Kuyruklu yıldızların ardında bıraktığı o buzlu yollar,
Kozmik karadır.
Gezegenler döner durur yorulmadan sessizce,
Sonsuz aşktır.
Güneş fırtınası yalayıp geçerken uyduların tenini,
Zaman akacaktır.
Zaman bükülür ağırlığın altında, yavaşlar sular,
Hem varız hem yok.
Bir elektronun belirsiz yörüngesinde saklıysa kader,
Küllerimiz çok.
Biz bakmasak bir olasılık bulutuydu belki evren,
Biz varsak var.
Devasa boşlukta sırf biz gördük diye mi doğdu galaksiler?
Derin bir sır var.
Süpernovalar patlar, yeni dünyalar doğar sessizce,
Hesap yaparız.
Oysa yukarıda ne bir sınır var ne bizi bekleyen biri,
Yalnız kalırız.
Bir gün elbet sönecek gökyüzünde parıldayan bu yıldız,
Dönüş rahmine.
Kozmik bir toz gibi dağılacağız yeni hayatlar için,
Aynı bütüne.
Tamer Karakaş
16 Ağustos 2026
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.