(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Bu eser, geleneksel hece şiirinin ritmik gücünü modern bir varoluşsal sancıyla birleştiren, oldukça derin ve vurucu bir münacat (yakarış) örneğidir.
11’li hece ölçüsünün durak hakimiyeti ve nakarat gibi tekrarlanan "Ya Rab" redifi, şiirin derindeki kederli ve sığınmacı tonunu başından sonuna kadar muhafaza ediyor.
Dizelerdeki ritim, iç bükey bir hüzünle başlayıp son dörtlükte çaresizliğin zirvesine ulaşarak okuyucunun zihninde derin bir akis bırakıyor. Emeğine, yüreğine ve kalemine sağlık Celil hocam.✍️☕🙏
Kıymetli Zümrüt Kul Hasani, Şiirin hem teknik yapısını hem de ruhundaki yakarışı böylesine dikkatle okumanız beni ziyadesiyle memnun etti. Özellikle 11’li hecenin ritmiyle Ya Rab tekrarlarının şiirde oluşturduğu münacat havasına dair tespitiniz çok kıymetli. Aslında şiirde yoklar çoğaldıkça söylenecek söz azalıyor; geriye iki kelime kalıyor: Ya Rab... Belki de insanın bütün kapılar kapandığında çalabileceği kapının hâlâ açık olduğunu anlatan tarafı budur. İçten değerlendirmeniz, güzel dilekleriniz ve şiire gösterdiğiniz özen için gönülden teşekkür ediyorum Hasan Bey. Selam, saygı ve muhabbetlerimle. Özün sözü budur. Vesselam.
Kıymetli Zümrüt Kul Hasani, Şiirin hem teknik yapısını hem de ruhundaki yakarışı böylesine dikkatle okumanız beni ziyadesiyle memnun etti. Özellikle 11’li hecenin ritmiyle Ya Rab tekrarlarının şiirde oluşturduğu münacat havasına dair tespitiniz çok kıymetli. Aslında şiirde yoklar çoğaldıkça söylenecek söz azalıyor; geriye iki kelime kalıyor: Ya Rab... Belki de insanın bütün kapılar kapandığında çalabileceği kapının hâlâ açık olduğunu anlatan tarafı budur. İçten değerlendirmeniz, güzel dilekleriniz ve şiire gösterdiğiniz özen için gönülden teşekkür ediyorum Hasan Bey. Selam, saygı ve muhabbetlerimle. Özün sözü budur. Vesselam.
Hayatın içindeki küçük ama önemli duyguları çok güzel yakalamışsınız. Her cümleye farklı bir anlam yüklenmiş. Kalbe dokunan dizeler okudum. Kırılmasın kalemin güzel insan…
Canan yok, sultan yok, handan yok Ya Rab Rota yok, kaptan yok, dümen yok Ya Rab Vefa yok, izan yok, vicdan yok Ya Rab Beste yok, güfte yok, keman yok Ya Rab Gece yok, gündüz yok, aman yok Ya Rab
Her dörtlüğün sonunda hayatındaki yokları en seçkin sözcüklerle anlatıp tanrıya yakaran ve bu yoklukların verdiği mutsuzluğu hüzünlü bir şiirle taçlandıran şairi kutluyor alkışlıyorum .Bütün yoklarınn var olması dileğimle.
Şiirin bütün yoklarını bir araya getirip adeta küçük bir yoklama cetveli çıkarmışsınız. Fakat çok güzel bir noktaya da temas etmişsiniz: Her dörtlüğün sonunda eksilen ne varsa dönüp dolaşıp Ya Rab kapısına varıyor.
Bütün yokların var olması dileğiniz ise yorumunuzun en güzel duası olmuş. İnşallah canan da, vefa da, izan da, vicdan da yerini bulur; rota belirlenir, kaptan gelir, dümen tutulur. Beste ile güfteyi bulduk mu kemanı da bir yerden ayarlarız.
İçten değerlendirmeniz, güzel dileğiniz ve gönülden alkışınız için çok teşekkür ediyorum.
Şiirin bütün yoklarını bir araya getirip adeta küçük bir yoklama cetveli çıkarmışsınız. Fakat çok güzel bir noktaya da temas etmişsiniz: Her dörtlüğün sonunda eksilen ne varsa dönüp dolaşıp Ya Rab kapısına varıyor.
Bütün yokların var olması dileğiniz ise yorumunuzun en güzel duası olmuş. İnşallah canan da, vefa da, izan da, vicdan da yerini bulur; rota belirlenir, kaptan gelir, dümen tutulur. Beste ile güfteyi bulduk mu kemanı da bir yerden ayarlarız.
İçten değerlendirmeniz, güzel dileğiniz ve gönülden alkışınız için çok teşekkür ediyorum.
“Ya Rab” şiirinizi okurken, insan ömrünün muhasebesiyle karşı karşıya kaldım. Şiirin her dörtlüğünde biraz daha derinleşen bir hüzün, biraz daha ağırlaşan bir hesaplaşma var. Takvimin son yaprağına dayanan yalnızca zaman değil; sanki şairin iç dünyasında tükenen umutlar, yarım kalmış sevdalar ve söylenememiş sözler…
“Rota yok, kaptan yok, dümen yok Ya Rab” dizeleri, hayat yolculuğundaki savrulmuşluğu çok güçlü bir imgeyle anlatırken; “Vefa yok, izan yok, vicdan yok Ya Rab” sözü, kişisel bir kırgınlıktan çıkıp insanlığın ortak yarasına dönüşüyor.
Şiirdeki “beste yok, güfte yok, keman yok” söyleyişi ise gönül dünyasının sessizliğini adeta bir orkestranın suskunluğuyla duyuruyor. “Se-la” göndermesiyle de şiirin müzikal damarını güçlendirmişsiniz.
En dikkat çekici yanı, her bölümün “yok”larla eksilen bir hayat tablosu çizmesine rağmen, “Ya Rab” hitabının şiirin içinde hâlâ bir umut kapısı bırakması. Çünkü insanın bütün yolları tükendiğinde bile Rabbine yönelmesi, aslında şiirin en derin tarafındaki teslimiyet duygusudur.
Yıllar önce, 11 Aralık 2016’da kaleme alınmış bu şiir, bugün okunduğunda da zamana yenilmemiş. Çünkü anlattığı şey yalnızca bir dönemin hüznü değil; insanın zaman zaman kendisiyle, hayatla ve kaderle yaptığı o sessiz hesaplaşmadır.
Kaleminize, yüreğinize sağlık. Şiiriniz hüzünlü bir ezgi gibi başlayıp, “Ya Rab” diyerek duaya dönüşüyor. 🌿 ___________ Kabul buyurursanız nacizane bir dörtlükte eşlik etmek isterim...
Gönlümün yükünü bıraktım sana Düştüm de kalkmadım bunca zamana Bir ışık gönder de şu viran cana Huzur yok, sükûn yok, imkân yok Ya Rab.
Ya Rab'bi böylesine dikkatle okuyup yalnız mısralarında değil, suskunluklarında da dolaşmanız beni ziyadesiyle memnun etti. Özellikle şiir boyunca çoğalan yokların karşısında Ya Rab hitabını tükenmeyen son kapı olarak görmeniz, şiirin gönlümdeki asıl damarına dokunmuş.
Rota, kaptan ve dümenin yokluğundan; vefa, izan ve vicdanın eksilişine, oradan gönül orkestrasının susuşuna kadar yaptığınız okumalar çok kıymetli. İnsan bazen hayat muhasebesinde elinde kalanları değil, eksilenleri sayıyor. Fakat bütün hesapların sonunda hâlâ Ya Rab diyebiliyorsa, aslında bütünüyle kaybetmiş de sayılmıyor.
2016'da yazılmış bir şiirin on yıl sonra bir başka gönülde yeniden karşılık bulması da şiirin zamana bıraktığı küçük bir iz olsa gerek.
Nacizane diyerek eklediğiniz dörtlüğünüzü de memnuniyetle kabul ediyorum:
Gönlümün yükünü bıraktım sana Düştüm de kalkmadım bunca zamana Bir ışık gönder de şu viran cana Huzur yok, sükûn yok, imkân yok Ya Rab.
Özellikle son dize, şiirin yoklarla kurduğu yapıya güzelce eklemlenmiş; fakat ilk üç dizedeki yakarış, o yokluğun içinde yine de ışık arıyor. Böylece şiirime yalnız bir dörtlük değil, aynı duanın başka bir gönülden yükselen sesini eklemiş oldunuz.
İnce değerlendirmeniz, gönülden eşliğiniz ve güzel duanız için teşekkür ediyorum. Rabbim hiçbirimizin rotasını şaşırtmasın; kaptansız, dümensiz ve en önemlisi umutsuz bırakmasın.
Ya Rab'bi böylesine dikkatle okuyup yalnız mısralarında değil, suskunluklarında da dolaşmanız beni ziyadesiyle memnun etti. Özellikle şiir boyunca çoğalan yokların karşısında Ya Rab hitabını tükenmeyen son kapı olarak görmeniz, şiirin gönlümdeki asıl damarına dokunmuş.
Rota, kaptan ve dümenin yokluğundan; vefa, izan ve vicdanın eksilişine, oradan gönül orkestrasının susuşuna kadar yaptığınız okumalar çok kıymetli. İnsan bazen hayat muhasebesinde elinde kalanları değil, eksilenleri sayıyor. Fakat bütün hesapların sonunda hâlâ Ya Rab diyebiliyorsa, aslında bütünüyle kaybetmiş de sayılmıyor.
2016'da yazılmış bir şiirin on yıl sonra bir başka gönülde yeniden karşılık bulması da şiirin zamana bıraktığı küçük bir iz olsa gerek.
Nacizane diyerek eklediğiniz dörtlüğünüzü de memnuniyetle kabul ediyorum:
Gönlümün yükünü bıraktım sana Düştüm de kalkmadım bunca zamana Bir ışık gönder de şu viran cana Huzur yok, sükûn yok, imkân yok Ya Rab.
Özellikle son dize, şiirin yoklarla kurduğu yapıya güzelce eklemlenmiş; fakat ilk üç dizedeki yakarış, o yokluğun içinde yine de ışık arıyor. Böylece şiirime yalnız bir dörtlük değil, aynı duanın başka bir gönülden yükselen sesini eklemiş oldunuz.
İnce değerlendirmeniz, gönülden eşliğiniz ve güzel duanız için teşekkür ediyorum. Rabbim hiçbirimizin rotasını şaşırtmasın; kaptansız, dümensiz ve en önemlisi umutsuz bırakmasın.
Zaman ilerledikte insanın duygu ve düşünceleri değişiyor. Perfonmars azalıyor. yerinde duramadığın anlar bitiyor. hey gidi günler hey deyip Allahtan sağlık dilemeye başlıyorsun.
Yine çevremize bakıp halimize şükrediyoruz. hiç olmazsa şairiz ressamiz yazıp çiziyoruz diyoruz.
şiirinizden çok etkilendim. adeta kendimi buldum. kaleminizin mürekkebi bitmesin.
Zamanın insandan aldıklarını da verdiklerini de ne güzel özetlemişsiniz. Gençlikte yerinde durmayan ayakların yerini bir vakit sonra sağlık duası alıyor; insan hey gidi günler hey derken aslında ömrünün muhasebesini yapıyor.
Ama söylediğiniz gibi, şairliğin ve ressamlığın güzel bir tarafı var: Bedenin temposu azalsa bile gönlün performansı düşmek zorunda değil. İnsan yürüyemediği yere şiiriyle gider, yetişemediği zamana resmiyle dokunur.
Şiirimde kendinizden bir parça bulmanız benim için ayrıca kıymetli. Güzel gönlünüze ve içten değerlendirmenize teşekkür ediyorum. Rabbim sağlıkla, huzurla daha nice yıllar yazmayı, çizmeyi ve hey gidi günler dediğimiz hatıralara yenilerini eklemeyi nasip etsin.
Zamanın insandan aldıklarını da verdiklerini de ne güzel özetlemişsiniz. Gençlikte yerinde durmayan ayakların yerini bir vakit sonra sağlık duası alıyor; insan hey gidi günler hey derken aslında ömrünün muhasebesini yapıyor.
Ama söylediğiniz gibi, şairliğin ve ressamlığın güzel bir tarafı var: Bedenin temposu azalsa bile gönlün performansı düşmek zorunda değil. İnsan yürüyemediği yere şiiriyle gider, yetişemediği zamana resmiyle dokunur.
Şiirimde kendinizden bir parça bulmanız benim için ayrıca kıymetli. Güzel gönlünüze ve içten değerlendirmenize teşekkür ediyorum. Rabbim sağlıkla, huzurla daha nice yıllar yazmayı, çizmeyi ve hey gidi günler dediğimiz hatıralara yenilerini eklemeyi nasip etsin.
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.