0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
10
Okunma
Yine seyyah’ım bugün;
Eskilerden bir resme gittim,
Duvar dibinde ağlayan bir çocuk
Yalın ayak, boynu bükük.
Acı bir çığlık duydum
Avaz avaz feryat eden.
Kulağı sağır edercesine
Dönüp baktım, çocukluğum
Oturdum teselli etmeye çalıştım
Saçlarına dokunmak istedim
Gözyaşlarını silmek istedim
Ellerim boşluğa düştü
Eski bir evin önünde oturmuş,
Bakışları donuk, ıslak anlamsız
Neye, nereye baktığını bilmeden
Yüzünü avuçlarına alıp dalmış
Belliki hiç sevilmemiş
Hiç başı okşanmamış
Ürkek çekingen kendine sarılmış
Hem öksüz, hem yetim belli
Yok oynamak, ip atlamak
En büyük hayali ymiş
Kursakta kalmış çocukluğu
Çalınmış masum kahkahaları
Küçük yaşta yüklenmiş hayatı
Yeri geldiğinde çocuk anne
Yeri geldiğinde çocuk abla
Aşçı temizlikçi, eve bekçi
O yüzden, mi büyüyemedim
O yüzden, mi hep orda kaldım
Onu mutlu edemedim diye, mi
Hep oraya seyyah aklım
Seyyah aklım çocukluğuma
Orda kalmışım meğer
Çalınan çocukluğumu alamıyorum
Hep yarım kalmışım bu yüzden
Büyüdüm ama hep orda aklım
Belki de tam olamayışım bundan
Çok şeyler başardım çok kazandım
Bir ordaki çocuğu güldüremedim
Bakmayın siz kahkaha attığıma
İçimde ağlayan bir çocuk var
Suskun boynu bükük yetim
Bu yüzden hep oraya seyyah aklım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.