11
Yorum
22
Beğeni
4,9
Puan
141
Okunma
Bir cümlenin ortasında durduk,
Noktayı koymaya elimiz varmadı.
Aynı odada iki ayrı yabancıydık,
Sessizlik büyüdü, kimse duymadı.
Ne kadar kaçsak da gerçeğin
gölgesinden,
Avucumuzda kalan sadece soğuk bir
keder.
İnsan en çok sığındığı yerden
yaralanırmış,
Biz bunu öğrenmek için geç kaldık
meğer.
Oysa bir vakitler
İçimizde taşan o heves vardı;
Dokunsan çiçek açacak gibi duran
O çocuksu, o saf cesaret...
Hangi rüzgâr sildi izlerimizi?
Hangi ara vazgeçtik birbirimizden?
Unutmak, bir şehri terk etmek
değilmiş,
Gittiğin her yere o sessizliği
taşımakmış.
Gündüzü tebessümle geçiştirip
Gece olunca kendi yarana
dokunmakmış.
Şimdi hangi sokağa dönsem
Sana çıkmayan bir sessizlik var.
Söz bitti, hikâye tamamlandı.
Bize de sadece
Anlatılamayanı içimizde taşımak kaldı.
Ayla Kaya
10 08 2026
5.0
94% (16)
4.0
6% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.