0
Yorum
9
Beğeni
0,0
Puan
51
Okunma
Her insanın içinde kimsenin bilmediği bir mezarlık vardır.
Ben, en güzel düşlerimi senin adının altına gömdüm.
Ne bir ağıt okundu ardından,
Ne de yasımı anlayan bir çift göz çıktı karşıma.
Yalnızca geceler vardı.
Uzayan, ağırlaşan ve her sessizliğinde beni biraz daha sana götüren geceler...
Sana rastladığım gün, kader bana en güzel yalanını söyledi.
Kalbim ilk kez bu kadar inanmıştı bir gülüşe.
Bir bakışın, yıllardır kurak kalan ruhuma yağmur olmuştu.
Oysa bilmiyordum, Yağmurlar toprağı yeşertmez,
Daha derin çamurlara gömer insanı.
Seni sevdikçe kendimden eksildim.
Sesim sustu, gözlerim yoruldu, umutlarım yaşlandı.
Aynaya her baktığımda seni arayan bir yabancı gördüm.
O yabancı bendim...
Sana ulaşamayan, ama senden de vazgeçemeyen .
Zaman her yaranın ilacıymış dediler.
Oysa zaman yalnızca acının şeklini değiştiriyor.
İlk gün kanayan yara,
Yıllar sonra sızlayan bir hatıraya dönüşüyor.
Geçmiyor...
Sadece acısıyla yaşamayı öğreniyor insan.
Nice mevsimler geçti.
Ağaçlar yaprak verdi, sonra yeniden döktü.
Kuşlar göç etti, nehirler aktı, şehirler değişti.
İçimde senden kalan o son sonbahar, bir daha bahara dönmedi.
Bir zamanlar adını dualarıma eklerdim.
Şimdi ise yalnızca susuyorum.
Bazı isimler, dile geldiğinde can yakıyor.
Özlemler, söylendikçe büyüyor.
Sustukça çoğaldın içimde.
Sessizliğim, sana yazılmış en uzun mektup oldu.
Kimse bilmedi geceleri nasıl uyandığımı.
Yastığımın bir tarafının neden hep soğuk kaldığını sormadı.
İnsan en derin acısını kalabalıkların içinde saklamayı öğreniyor.
Ben de öğrendim, sahte gülümsemeyi.
İçimde yıkılan şehirleri kimse görmesin diye.
Bazı insanlar kavuşmak için değil,
İnsanın ömrüne eksiklik bırakmak için geliyormuş.
Sen de öyle geldin.
Benden bir parça aldın,
Giderken yerine koca bir sessizlik bıraktın.
Şimdi geceleri gökyüzüne bakıyorum.
Yıldızlar eskisi kadar parlak değil.
Belki onlar da birilerini beklemekten yoruldu.
Gökyüzü de benim gibi,
Kaybettiğini geri getiremeyeceğini öğrendi.
Yüreğimin tam ortasında hâlâ sen varsın.
Dokunamıyorum, silemiyorum, unutamıyorum.
Yaşamakla ölmek arasında ince bir çizgide kalıyormuş insan.
O çizginin adına sen dedim.
Benim sevdam,
Bir masal kadar güzel başlamıştı.
Sonu, hiçbir kitabın yazmaya cesaret edemeyeceği kadar ağır oldu.
Bir kurşun, insanın bedenini yalnızca bir kez deler.
Yarım kalmış bir aşk,
Her sabah yeniden uyanır insanın içinde.
Her nefeste biraz daha kanatır,
Her hatırada biraz daha tüketir.
İşte öyle öldüm.
Toprağa düşmeden,
Son nefesimi vermeden,
Kimsenin fark etmediği sessiz bir ölümle...
Şimdi senden geriye ne bir fotoğraf kaldı,
Ne tutulacak bir el,
Ne de döneceğine dair küçücük bir umut.
Yalnızca kalbimin içinde yankılanan tek bir cümle var.
Tek kurşunluk bir sevdaya bir ömür değil, bir ruh sığdırdım.
Kurşun kalbime bir kez değdi, acısı her gün yeniden ateş aldı.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.