1
Yorum
1
Beğeni
5,0
Puan
32
Okunma
Sen yalnızca bir kadın değilsin;
çağların içinden yürüyüp gelen
bir destanın yaşayan nefesisin.
Dağların sabrını,
denizlerin sonsuzluğunu,
gökyüzünün özgürlüğünü
tek yüreğinde taşıyan
sessiz bir kahramansın.
Adını rüzgârlar bilir,
yağmurlar senin gözyaşlarını tanır.
Toprak, ayak izlerini saklar,
güneş her sabah
senin umudunla yeniden doğar.
Hayat sana güller sunmadı belki,
dikenlerle örülü yollar verdi.
Ama sen,
her dikenin ucunda
bir çiçek açtırmayı bildin.
Her acıyı sabırla yoğurdun,
her gözyaşını
yarının umuduna dönüştürdün.
Yıkıl dediler,
dimdik durdun.
Sus dediler,
bakışlarınla konuştun.
Vazgeç dediler,
sen yeniden başladın.
Çünkü sen,
yenilgiyi kabul etmeyen
bir dağın iradesisin.
Geceler seni sınadı,
yalnızlık seni denedi.
Kırık hayaller,
yarım kalmış cümleler,
suskun vedalar,
acımasız zaman…
Hiçbiri
senin içindeki ışığı söndüremedi.
Sen,
küllerinden doğan
bir anka kuşu gibi
her düşüşünde
daha güçlü kanatlar açtın.
Rüzgâr seni savurmadı,
aksine
kanatlarına güç kattı.
Yüreğinde sevgi vardı;
ama sevgin,
zayıflığın değil,
en büyük kuvvetindi.
Affetmeyi bildin,
ama kendini unutmadan.
Sevdin,
ama onurundan vazgeçmeden.
Bekledin,
ama umudunu kaybetmeden.
Bir annenin duasıydın,
bir evladın güveni,
bir dostun omzu,
bir milletin vicdanı oldun.
Senin yürüdüğün yerde
umut filiz verdi,
karanlık geri çekildi,
insanlık yeniden nefes aldı.
Ey güçlü kadın!
Senin ellerin
yalnızca ekmek yoğurmadı,
gelecek yoğurdu.
Yalnızca çocuk büyütmedi,
medeniyet büyüttü.
Yalnızca ev kurmadı,
umutlardan
yeni dünyalar inşa etti.
Bir gülüşün
kışları bahara çevirecek kadar sıcak,
bir bakışın
en karanlık geceyi aydınlatacak kadar parlaktır.
Çünkü sen,
ışığını başkalarından alan değil,
ışığını kendi ruhunda taşıyan
bir yıldızsın.
Kim bilir
kaç kez sessizce ağladın?
Kaç gece
kimse görmeden
yaralarını sardın?
Kaç sabah
gözlerindeki hüznü
gülümseyerek sakladın?
Ama hiçbir zaman
hayata küsmeyi seçmedin.
Her acının ardından
yeniden ayağa kalktın.
Çünkü sen biliyordun;
en büyük zafer,
en zor savaşlardan sonra kazanılır.
Ey zamanın yiğit kadını!
Senin cesaretin,
kılıçlardan keskindir.
Senin sabrın,
kayaları delen su kadar güçlüdür.
Senin inancın,
en yüksek zirvelerden
daha yücedir.
Sen yürüdüğünde
yalnız adımların değil,
umut yürür.
Sen konuştuğunda
yalnız kelimeler değil,
hakikat yankılanır.
Sen sustuğunda bile
yüreğinin sesi
çağları aşar.
Bugün belki
kimse alkışlamıyor seni.
Belki adın
kitaplarda yazmıyor.
Ama gökyüzü şahittir ki,
gerçek kahramanlar
alkış için değil,
insanlık için yaşar.
Ve bir gün,
arkana dönüp baktığında,
geride bıraktığın izlerin
yalnızca ayak izi olmadığını göreceksin.
Onlar,
umutla ayağa kalkan insanların,
cesaret bulan çocukların,
hayata yeniden tutunan yüreklerin
izleri olacak.
Çünkü sen,
yalnızca güçlü bir kadın değilsin.
Sen;
sevginin kalesi,
sabırla örülmüş bir dağ,
adaletin sesi,
merhametin nefesi,
umudun sonsuz ışığısın.
Ve dünya döndükçe,
güneş doğdukça,
insanlık var oldukça,
senin cesaretin
nesilden nesile anlatılan
bir destan olarak yaşayacak.
Ey güçlü kadın…
Sen yenilmezsin.
Çünkü senin gerçek gücün,
kaslarında değil;
vicdanında,
şefkatinde,
inancında
ve asla vazgeçmeyen
o kocaman yüreğindedir.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.