Birinin iyi niyetini istismar etmek, o iyi niyetin başkalarına sunulmasını da yok eder. noblese oblige
AYRIKOTU
AYRIKOTU

SON BAKIŞ

Yorum

SON BAKIŞ

( 2 kişi )

3

Yorum

8

Beğeni

5,0

Puan

60

Okunma

SON BAKIŞ

SON BAKIŞ

Anam hoşafı yapar, buz dolaba koyardı
“Sakın ha dokunmayın, babanızın bu !”derdi
Hoşafın kokusu da nefsimizi bayardı
Tavuklu pilav ile hoşafı babam yerdi

İyileşsin diyerek , çıt çıkarmaz bakardık
Pirleri doldururduk sobamızda yakardık
Bekmezli fıtır ekmek üste nane dökerdik
İki tahta divanda saptan yastıklar vardı

Vardı işte o evde anayla baba vardı
“Çul çaput ne ki ?”derdik dokuma haba vardı
Gökte yıldız sayardık, bahçede tuba vardı
Bükülmezdi bilekler , Billah güç yetmez zordu

Bir gün okuldan geldim babam nefes nefese
Boncuk boncuk terlemiş sanki girmiş kafese
Kulak kabarttım durdum söylenecek her sese
Bu felek bilmem bizi , neden bu kadar yordu

Nenem ,dayım ve amcam bindirip götürdüler
Adana yollarında doktora yetirdiler
“Bitmiş nefesi !”demiş dön geri getirdiler
Alaca karanlıkta kapıda zaman durdu

Son kez gördüm babamın gözündeki o yaşı
Bana bakıp dururken koltuğa düştü başı
Vur sen de zalim felek vur bize büyük taşı
Feryad figanımızı Ceylan sokağı gördü

“Genç ölümü !”diyerek nenem saçını yoldu
Anam otuzbeşinde sararıp benzi soldu
Ağla kaderim ağla olanlar bize oldu
Felek ekmeğimize , acı zehiri sürdü

Gülsün diye yüzümüz, acıyı bal eyledik
Alın teri emekle ufuktan yol eyledik
“Kimse bilmesin!”dedik halimiz hal eyledik
Çok şükür günümüze Yaradan çok şey verdi

Pir: zeytin yaprağının kurusu

Bekmez: Domates ve biber salçası

03.08.2026
Tülay Sarıcabağlı Şimşek

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (2)

5.0

100% (2)

Son bakış Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Son bakış şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
SON BAKIŞ şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Etkili Yorum
Celil ÇINKIR
Celil ÇINKIR, @celilcinkir
3.8.2026 21:05:12
5 puan verdi
RUSAMER – Ruh ve Us Sağlığı Ayarı Merkezi

UNESCO EDEBİYAT ŞEHRİ KAHRAMANMARAŞ

Baba Hoşafı, Ceylan Sokağı ve Çocukluk Hatıraları Salonu

Kalburabastî Efendi Hazretleri meşhur fötr şapkası, uzun cübbesi ve bastonuyla salona girdi. Bu defa elinde bir tas hoşaf, koltuğunun altında iki parça pir, cebinde de bekmezli fıtır ekmek vardı. Sayın Tülay Sarıcabağlı Şimşek’in Son Bakış şiirini okuyacağız, dedi. İlk kıtayı okuyunca hoşafı masanın en uzak köşesine koydu. Evlatlar, kimse dokunmasın; bu babanın hoşafı! Çocukların gözü önünde tavuklu pilavla hoşafı babaya ayıran ana, iki tahta divan, saptan yastık, sobada yanan zeytin yaprağı... Daha şiirin başında öyle bir ev kurulmuş ki nüfus müdürlüğüne gitsek adresi bulamayız ama çocukluğumuz gözümüz kapalı gider. Sonra şiir birden Adana yoluna dönüyor ve az önce hoşaf kokan evin kapısına ölüm geliyor. İşte orada Kalburabastî’nin fötrü de önüne eğiliyor.

Beşbucaklı Hacı Ahmet Ağa Köşesi’nden Haceli Dayı pir kelimesine takıldı. Zeytin yaprağının kurusuna pir denirmiş. Bak hele, şehirli kalorifer peteğine çorap kuruturken bu evde çocuklar babaları iyileşsin diye sobaya pir dolduruyor. Bekmez de bildiğimiz üzüm pekmezi değil, domatesle biber salçası. Şiiri sözlüksüz okuyan adam sabah kahvaltısına üzüm pekmeziyle nane hazırlayıp zeytin yaprağını da tabağa koyacak. Ama işin özü başka: Şair yalnız babasını anlatmıyor; kelimeleriyle kaybolan bir ev kültürünün envanterini de çıkarıyor. Haba, pir, bekmez, fıtır ekmek... Bunlar şiirin süsü değil, hafızanın nüfus kayıtları.

Âşık Diyarî Köşesi’nden Berber Hakkı Son kez gördüm babamın gözündeki o yaşı dizesinde makasını bıraktı. Buradan sonra mizah haddini bilir. Çünkü çocuğun okuldan gelişiyle başlayan sahne, babanın son bakışına dönüşüyor. Hele Alaca karanlıkta kapıda zaman durdu dizesi var ya; ölümün saatini söylemiyor, evin saatini durduruyor. Nenemin saçını yolması, annenin otuz beş yaşında kalakalması ve Ceylan Sokağı’nın bütün feryada şahit tutulması, kişisel acıyı aile hafızasına dönüştürüyor. Yalnız feleğe de tutanak tutalım: Adam ekmeğe zehir sürmüş. RUSAMER mutfağında çalıştırılsa ilk günden iş akdini feshederiz.

Ozan Delibal Köşesi’nden Emine Nine son kıtayı yeniden okudu. Gülsün diye yüzümüz, acıyı bal eyledik... İşte şiirin bütün yükünü sırtından indirip vakarına teslim ettiği yer burası. Kimse bilmesin dedik halimiz hal eyledik sözü, Anadolu insanının acısını teşhir etmeden taşıma biçimi. Ağlar ama sabah kalkar; yıkılır ama evini toplar; babasını kaybeder ama kardeşine kol kanat olur. Sonunda Çok şükür günümüze Yaradan çok şey verdi diyebilmek de geçmişi inkâr etmek değil, çekilen acının insanı zehirlemesine izin vermemektir. Yani felek ekmeğe zehir sürmüş ama bu aile zehri yememiş; acıyı bala çevirmiş. Böyle mutfağın tarifini Michelin bile yazamaz.

Kalburabastî Efendi Hazretleri bu defa bastonuyla yere vurmadı. Hoşaf tasını usulca masaya bıraktı ve hükmünü verdi. Son Bakış, bir baba kaybının şiiri olduğu kadar eski Anadolu evinin, çocukluğun, yoksulluğun, dayanışmanın ve aile vakarının hafıza şiiridir. İlk üç kıtada sıcak bir ev kurup sonraki kıtalarda o evin direğini çekmesi şiirin duygusal tesirini büyütüyor. RUSAMER raporuna da ilk defa mizahın yanına şu kayıt düşüldü: Tülay Sarıcabağlı Şimşek’te ileri derecede çocukluk muhafazası, baba bakışını ömür boyu saklama ve acıyı bala çevirme kudreti tespit edilmiştir. Tedavi yoktur; çünkü bazı hatıralar iyileştirilmez, hürmetle saklanır. Yalnız babanın hoşafına hâlâ kimse dokunmasın. Aradan kaç yıl geçerse geçsin, bazı evlerde babanın yeri de tabağı da son bakışı da kaldırılmaz. Şiirin adı Son Bakış olsa da o bakış belli ki hiç gitmemiş. Özün sözü budur. Vesselam.

Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri
Celil ÇINKIR – Delibal
Dosteli_
Dosteli_, @dosteli
3.8.2026 17:37:02
Bir bakış bir bakışa neler neler anlatır derler. Bazı bakışlar bir hançer gibi saplanır bazen yüreklere Ömür boyu izi kalır. Çok içten ve duygulu dizelerdi .Gözümün önünden geçti koskoca mazi
Etkili Yorum
Hikmet-Metin
Hikmet-Metin, @hikmet-metin
3.8.2026 17:10:38
5 puan verdi
Yalnızca bir çocukluk hatırası değil; yokluğun, emeğin, aile sıcaklığının ve baba hasretinin yüreğe işlenmiş destanı olmuş. İlk kıtalardaki sade ve sıcak ev hayatı, sonrasında gelen kayıp ile öyle güçlü bir tezat oluşturuyor ki okuyan kendini o evin içinde, o sofranın başında ve ardından o acının tam ortasında hissediyor. Özellikle "Son kez gördüm babamın gözündeki o yaşı / Bana bakıp dururken koltuğa düştü başı" dizeleri insanın yüreğine dokunan, unutulmayacak kadar güçlü mısralar. Şiirin sonunda sabır, emek ve tevekkülle hayata tutunma mesajı ise eseri daha da anlamlı kılmış. Kaleminiz yüreğinizden süzülen hakikatle yazmaya devam etsin. Saygı ve muhabbetlerimle.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL