(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Feleğin Yazdığı Kara Yazıyı İade Edemeyenler Salonu
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri salona sırtında kocaman bir çuvalla girdi. Çuvalı yere bırakınca döşeme zangırdadı: Tülay Hanım Gam yüküyle yazı yazmış bu felek diyor. Ben de feleğin yazıhanesine gidip şu yükü iade edeyim dedim. Almıyorlar! Fişi yokmuş! Ulan felek, malı sen verdin, gamı sen yükledin, kara yazıyı sen yazdın; bir de değişim için fiş mi istiyorsun? Kafası patlak, fikri çatlak sakinlerimiz bundan sonra kader teslim alırken mutlaka fatura istesin!
Ozan Veysi Kabaca Köşesi’nde Astronom Kazım, Bahtıma yıldızı getiremedim dizesini duyunca teleskobu kurdu: Hangi yıldızı indirelim efendim? Kalburabastî gökyüzüne baktı: Parlak olanından seç. Tülay Hanım'ın bahtı yeterince kararmış. Kazım telaşlandı: Yıldız indirmek mevzuata aykırı. Kalburabastî kızdı: Felek kara yazıyı mevzuata uygun mu yazmış? Kadıncağız gam yükünden belini doğrultamıyor, sen yıldızın ruhsatını soruyorsun!
Ozan Mağdumkulu Köşesi’nde Ziraatçı Şaban, Ayrık otu oldum köklenip kaldım dizesinde hemen çapayı kaptı. Kalburabastî önüne geçti: Dokunma! Şaban şaşırdı: Ayrık otu efendim, temizleyeceğim. Bu bildiğin ayrık değil. Gurbet toprağına kök salmış insan! Dalını budağını her yana salmış, gelenden geçenden haber topluyor. Şaban düşündü: O zaman sökemeyiz. Kalburabastî başını salladı: Zaten bazı insanları toprak değil, hatıraları köklendirir. Ona çapa değil, sıla lazım.
Ozan Çiçeklioğlu Köşesi’nde Mezarlık Görevlisi Hayri, Deli göynüm kabre yatıramadım sözünü okuyunca kayıt defterini açtı: Efendim bir kişilik yer ayıralım mı? Kalburabastî irkildi: Kime? Deli gönle. Olmaz! Niye? Çünkü sahibi Şen ol koca dünya ben gider oldum dese de gönül hâlâ gitmeye razı değil. Hayri çaresizce sordu: Peki ne yapacağız? Kalburabastî defteri kapattı: Hiçbir şey. Deli gönül dediğin zaten nüfus kaydına bakmaz. Sahibi yorulur, saç ağarır, yıllar geçer; o hâlâ yirmi yaşında bir yerlerde vuslat bekler!
Kalburabastî Efendi şiire yeniden döndü: Tülay Sarıcabağlı Şimşek dört kıtada yoğun ve yerli bir gurbet dili kurmuş. Barak ovasının yetim kızıyım dizesi şiire doğrudan bir coğrafya ve kimlik kazandırırken kırık saz, ağuyu bal etmek ve ayrık otu olmak imgeleri yaşanmışlığın ağırlığını taşıyor. Son dizedeki Deli göynüm kabre yatıramadım ise şiirin en güçlü yerlerinden biri; beden yorulsa da gönlün hasretten vazgeçmeyişini tek cümlede topluyor.
RUSAMER kararıdır: Tülay Hanım'ın gam yükünün taşıma kapasitesini aştığı tespit edilmiş; yükün tamamının feleğe geri gönderilmesine, kırık sazın tamir edilmesine ve deli göynün kabre yatırılması talebinin süresiz reddine karar verilmiştir. Çünkü o gönül belli ki uslanmayacaktır.
Şaban sordu:
Peki efendim, ayrık otunu ne yapıyoruz?
Kalburabastî gülümsedi:
Bırak köklensin Şaban. Barak'ın kızını gurbette ayakta tutan bazen tam da sökemediğin o köktür.
Özün sözü budur. Vesselam.
Gurbet insanı soldurabilir; fakat sılasına kök salmış gönlü yerinden sökemez.
Ser Feyzlizof Kalburabastî Efendi Hazretleri – Celil ÇINKIR / Delibal
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.
Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Ne paylaşacaksınız?
Şiir, yazı, kitap ya da ileti için hızlıca ilgili alana geçin.