1
Yorum
7
Beğeni
5,0
Puan
41
Okunma
Kürsüye bir gölge çıktı sabahtan,
Haber getirdim dedi yüce dergâhtan.
Gök gürledi, halk eğildi o anda,
Korku sızdı saraydaki o tahtan.
Meydan sustu, tüm diller kelepçelendi,
Medet umdu herkes kara sabahlardan.
"Bakın" dedi kürsüdeki o simsar,
Yukarıda bizim için hiddet var!
Oysa gökyüzü dilsiz bir duvar,
Konuşan, o sözü satan dalkavuklar.
Gök sustukça koptu büyük bir rüzgâr,
Kula kul olana dar geldi ufuklar.
Tahttaki sustu, sarayında izledi,
Kendi kibrini o gölgede gizledi.
Kürsüdeki simsar, kralın dili oldu,
Halkı Tanrı korkusuyla hizaladı.
Biri tacı taktı başın üstüne,
Biri göğü o taca imzaladı.
Akıllar tutuldu, vicdanlar durdu,
İki şer odak tek bir oyun kurdu.
Ufukta erirken o uysal sürü,
Celladın nalları kalbini vurdu;
Bir tatlı duman ki gözleri yurdu,
Kırbaçsız kafesler teni savurdu.
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.