Şiir öyle bir orkestradır ki, bütün doğanın ve insanların sesini yansıtır. vıctor hugo
Karanlıkta saklı ışık
Karanlıkta saklı ışık

Kadim Bağlar

Yorum

Kadim Bağlar

0

Yorum

0

Beğeni

0,0

Puan

12

Okunma

Kadim Bağlar

Kök, killi toprakta yönünü arıyor.
Gönlün ısırgan bürümüş bahçesinde,
betonların çatlağından fırlayan devedikeni.
Kaleler hikâyeymiş, yaşayarak öğrendim;
poyrazda unvanlar değil, omuzlar kenetlenir.

Zaman, tezgâhtaki taşta yontarken ömrü,
geriye kelimeler değil, ceket kalır.
Yaş sokağın tozuna karışırken,
yakamızdan tutup bizi kendimize getiren el,
bütün nutuklardan ağır basar terazide.
Sigara dumanına karışan tek bir "eyvallah",
göğüsteki yangını harlamaya yeter.

Gece isliyken,
lambanın ışığı düşer kaldırıma.
Çan kulesi gürültüsü yatışır o adımı attığında,
gölgeler gibi yürürüz, çamura bata çıka.
Barikatlar, yüksek duvarlar,
tütün kokan o sessiz sözde erir gider.

Levhalar, sınırlar, duvarlar…
Hiçbiri dokunamaz aramızdaki sicime.
İnsan, bir nefeste soluklandıkça anlar
küfeyi taşımanın aslında ne kadar kolay olduğunu.

Yalanın vitrinini kıran bir dürüstlük bu;
seni, karakollarda bile sakladığın kuyulardan çıkarır.
Tek bir kelam, kurak toprakta fışkıran pınardır;
temizler üstümüzdeki çamuru,
ruhunu dünyanın hırslarından tek hamlede sıyırır.

Tavanlar üzerimize çöktüğünde,
durup düşünmeden altına giren o sert gövde…
Aynı soğukta yan yana soluklanmak bile
çürümüş dünyayı şefkatle genişletir,
içindeki boşluğu kapatır.

Herkes giderken arkada duvar gibi beliren,
gece yarısı yıkılan köprüleri tamir eden odur.
Zamanın çarkı her şeyi unuttururken,
koridorlarda tek nöbetçi o kalır.

Acıyı dile yerleşen bala dönüştürür dostun sesi;
zemheride göğsüne haziranı getirir.
Bazen sadece durur ve bakarsın;
hiçbir harfe, hiçbir cümleye sığınmadan,
göz göze gelir ve dipteki yarayı hissedersin.

İçine hesabın sızamadığı sığınak…
Yorulduğunda sırtını dayadığın dağ.
Takvimler devrilip saçlara kar yağsa da,
bir demlik çaylık an,
bütün bir ömre bedel çağdır.

Tuzaklarla bezeli dünya patikasında,
hiç korkmadan yürürsün onun solunda.
Ne sarraf anlar bunu ne tüccarlar;
cennet unvanlarda değil,
omzuna dokunan dost elinin sıcaklığındadır.

Kelimeler zaten yetmezdi bu ayine.
Kuytu limanda verdiği huzur kitaba sığmaz.
Varsın bu hikâye ömrün bittiği yerde bitmesin,
gönüller aynı ritimle vursun her yangında.

Şimdi bu dizeler raflara değil,
yaşayan insanların şakaklarına kazınsın.
Her yürek, bir dostun kıymetini yarasından bilsin.
Bağlarımız durdurmasın akmayı;
gelsin ve gözün pınarında biriken son isyanı da silsin.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 
Kadim bağlar Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Kadim bağlar şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Kadim Bağlar şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL