3
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
110
Okunma

Bir adın vardı,
meydanlarda yankılanan.
Şimdi ne meydan bilir seni,
ne de halk döner yüzünü.
Ben sustum.
Çünkü bazen sessizlik,
bin nutuktan daha ağırdır.
En büyük hükmü
alkışlar değil,
unutan kalabalıklar verir.
Vefa dedin,
çıkarın gölgesinde büyüttün sözlerini.
Adalet dedin,
teraziyi rüzgâra astın.
Hak dedin,
en önce kendi sesini duydun.
Ben artık
adını taşımıyorum dilimde.
Bir seçim afişi gibi
söküp attım duvarlarımdan.
Yağmurlar aldı yüzünü,
güneş soldurdu renklerini.
Bilirsin;
halk sessizleşti mi
yalnız insanlar değil,
tahtlar da ürperir.
Ne kin taşıyorum sana,
ne de intikam.
Çünkü en ağır ceza,
bir gün kalabalıkların arasından geçerken
kimsenin dönüp bakmamasıdır.
Şimdi sen,
boş kürsülere anlat kendini.
Mikrofonlar alkışlasın seni,
duvarlar oy versin sözlerine.
Ben çekildim.
Ardıma bakmadan.
Çünkü bazı ayrılıklar
yalnız iki insan arasında yaşanmaz;
bir halkın umudu da
bazen sessizce terk eder
ve ardında yalnız
boş sloganlar bırakır.
Unutmak değildir bu.
Ben seni
tarihin tozlu rafına kaldırdım.
Ne bir afiştesin artık,
ne bir meydanda,
ne de vicdanların sandığında.
Dünya yine döner.
Çocuklar yine umut çizer kaldırımlara.
Emek yine ekmeğini arar.
Ve hakikat,
eninde sonunda
kendi yolunu bulur.
İşte o gün anlarsın;
en ağır yenilgi,
seçimi kaybetmek değildir.
Halkın yüreğinde
artık hiç yaşamamış gibi
yok sayılmaktır.
Hikmet Metin Çavdar
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.