0
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
47
Okunma
Zaman bir örümcektir, gerer göğe ağını,
Külün hafızasıyla ölçer dünya çağını.
Unutma ey yolcu sen, bastığın toprak kadim,
Köklerin simyasıyla atılmalı her adım.
Sözün intiharıdır dilde büyüyen kibir,
Hakikat aynasında her gölge birdir, birdir.
Karanlık sarnıçlarda saklı kalsa da ışık,
Aydınlığın yolları her zaman karmakarşık.
Bak, metal dişlilerde eriyor insan eti,
Emeğin marşı yazar en soylu adaleti.
Kömür odalarında solan o narin yüzler,
Sarayların tahtından daha derini gözler.
Jetonlu telefonlar çağından kalan sızı,
Bize iade etmez o kaybolan yıldızı.
İstasyon kalabalıktır, trenler dünden yorgun,
İnsanın insanlıkla savaşı sessiz, durgun.
Korkuyu bir dost gibi çağır da konuş önce,
Yalnızlık bir bilgedir kabuğuna dönünce.
Ruhun zırhını yüzen acı, şefkatli bıçak,
O bıçakla budanan dallar meyve açacak.
Mavi bozkır masalı anlatır yalnızlığı,
Sükûtun yeşilinde boğarız kızgınlığı.
Zaman fırtınakıran yaşlı bir granittir bak,
Bu evrensel döngüde her canlı birer yaprak.
Hükmün bilgeliğidir sırtındaki ağır yük,
İnsan kendi içinde hem küçüktür hem büyük.
Işık sızar derinden, yırtılır kalın perde,
Aradığın o derman, gizlendiğin o yerde.
5.0
100% (1)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.