0
Yorum
6
Beğeni
0,0
Puan
54
Okunma
Neyse bre!
ben zaten...
hiç beklenmedik bir saatinde öfkenin
bir evi
bir işi
bir aileyi
ve saat gibi tıkırdayan bu sinsi tıkırtıyı
terk etmelerimle tanınırım!
eyvallahım yok sizin "düzen" dediğiniz
bu kireç kokulu, bu hizada duran kafese!
sökerim köklerimi
and olsun ki sökerim!
ne vedalaşmak var ufkumda
ne helalleşip el sıkışmak...
silip geçerim gürültünün içinden bir arkadaşı,
sığdıramam göğsüme bir memleketi,
alır başımı yürürüm!
sanma ki keyfimden bre koltuğu sıcak olan,
sanma ki kaçışım kabadayılıktan!
kök salmak istediğin toprak kusuyorsa seni
ve çürütüyorsa dayatılan bu tezgâh
durmak puştluktur artık!
yürümek bana mecburiyet,
yürümek bana tek çare...
söndürüp ışığı çıkmak değil mesele,
içimde bir kere patlamışsa o yangın
kaçacak yerim mi kalmış
yollara düşmekten başka?
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.