4
Yorum
8
Beğeni
5,0
Puan
192
Okunma

Yeni Nesil Siyaset
Şiirin Hikâyesi
Kasabanın meydanındaki çınar ağacı yüz yılı aşkın zamandır aynı yerde duruyordu. Nice seçimler, nice vaatler, nice alkışlar görmüştü. Meydan değişiyor, insanlar değişiyor ama yoksulluk, umutsuzluk ve bekleyiş hep aynı kalıyordu.
Bir gün kasabaya genç bir öğretmen geldi. Beraberinde ne büyük makamlar ne de korumalar vardı. Sırtında eskimiş bir çanta, elinde birkaç kitap taşıyordu. Çocuklarla konuşuyor, çiftçinin tarlasına gidiyor, fabrikadan çıkan işçilerle aynı masaya oturup çay içiyordu. İnsanları dinliyor, konuşmaktan çok anlamaya çalışıyordu.
Kısa süre sonra ona yalnız öğretmen dememeye başladılar. Çünkü o, insanlara unuttukları bir şeyi yeniden hatırlatıyordu: Bir ülkeyi değiştirecek olanın tek bir kahraman değil, omuz omuza yürüyen insanlar olduğunu...
Bir akşam elektrikler kesildi. Meydan karanlığa gömüldü. Gençler telefonlarının ışıklarını açtı. Yaşlı bir kadın gülümsedi.
"Bakın," dedi, "karanlık ne kadar büyük olursa olsun, bir ışık diğerini çağırıyor."
İşte o gece, çınarın altında toplanan insanlar birbirlerine söz verdi. Kimseyi ötekileştirmeden, kimsenin ekmeğini küçümsemeden, kimsenin sesini kısmadan yaşayacakları bir memleket kurmanın hayalini paylaştılar.
Ertesi sabah biri meydana büyük bir pankart asmadı. Kimse yüksek sesle nutuk atmadı. Ama kasabanın sokaklarında küçük değişimler başladı. Komşular birbirine selam vermeye başladı. Esnaf veresiye defterini kapatırken umutla gülümsedi. Gençler parkları temizledi. Kadınlar dayanışma mutfakları kurdu. Çiftçiler ürünlerini paylaşmanın yollarını aradı.
Çınar ağacı yıllar sonra ilk kez dallarını rüzgâra daha umutla bıraktı. Çünkü anladı ki gerçek siyaset, seçimden seçime hatırlanan bir söz değil; her gün birbirinin yükünü omuzlayan insanların sessiz devrimidir.
Ve o günden sonra kasabada herkes aynı cümleyi fısıldamaya başladı:
"Yeni nesil siyaset, bir liderin değil; vicdanı diri kalan insanların hikâyesidir."
Belki bu yüzden çınar hâlâ ayaktadır. Çünkü umut, kökleri halkın yüreğine uzanan ağaçlar gibi kolay kolay devrilmez.
Hikmet Metin Çavdar
Meydanlara kürsüler değil,
insan sesi kurulsun artık.
Bir çocuğun defterinde
yarım kalan harfler kadar acıdır
boş vaatler.
Yeni nesil siyaset diyorum;
kravatın düğümünde değil,
işçinin nasırlı avucunda başlasın.
Çiftçinin çatlamış toprağında,
öğrencinin sırt çantasında,
emeklinin sessiz sofrasında büyüsün.
Artık ekranlardan değil,
mahallenin çay ocağından konuşulsun memleket.
Bir selam kadar sıcak,
bir ekmek kadar ortak,
bir umut kadar çoğulsun sözler.
Hiç kimse
kimliğinden, inancından, düşüncesinden
eksilmesin bu ülkede.
Gökyüzü nasıl herkese aitse,
adalet de öyle olsun.
Çünkü siyaset;
koltuk değil, omuz vermektir.
Makam değil, yürümektir halkla.
Alkış değil, hesap vermektir.
Güç değil, vicdandır.
Ey yeni zamanın çocukları!
Telefon ışıkları kadar değil,
yüreğiniz kadar aydınlık olun.
Karanlığa küfretmek yerine
bir pencere açın sabaha.
Ve unutmayın;
Bir ülke,
en çok birbirine inanan insanların omzunda yükselir.
Bir bayrak,
en çok alın teriyle dalgalanır.
Yeni nesil siyaset;
kinden değil kardeşlikten,
korkudan değil cesaretten,
yalandan değil hakikatten beslenirse,
işte o zaman
caddeler yalnız asfalt olmayacak,
meydanlar yalnız taş olmayacak;
her sokakta
insanın insana güveni filizlenecek,
ve memleket,
yeniden umut diye okunacak.
Hikmet Metin Çavdar
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.