Tüm sözcükler tükendiğinde insan insanı anlamaya başlar. jerzy lec
MuratOzanAvci
MuratOzanAvci

Dijital Mezarlık

Yorum

Dijital Mezarlık

( 3 kişi )

0

Yorum

9

Beğeni

5,0

Puan

221

Okunma

Dijital Mezarlık

Dijital Mezarlık

​Gece yarısı.
Zaman bir nesne gibi, soğuk ve somut,
Karpal bir tünelin daralan boğazında,
Parmaklarımın ucundan kayıp gidiyor aşağıya.
İsimler diyorum, sonra gölgeler, birtakım siluetler...
Sanal bir sahnenin o uydurma, o yapay ışığında
Sonsuz saadet ve devasa efkar arasında
Gidip gelen bir tuluat oynanıyor durmadan.

Ve ansızın, evet ansızın
Yutuyor beni de bu ışıktan yankı.
​Adına sosyal ağ diyorlar bu koca vitrinin,
Bana sorarsanız bir dijital mezarlık bu.
Topraksız, taşsız ve büsbütün suskun;
Kısa bir hayata bir türlü sığdırılamayan
O uzun, o bitmeyen ölümler durağı.

Kiminde çakılı kalmış zaman tünelleri,
Buz gibi bir sessizlik çökmüş profillerin üzerine.
Durup durup camın arkasından bakan,
Unutmaya fırsat vermeyen binlerce an;
Sönmeyen bir fenerin, evet bir fenerin altında
Öylece asılı kalmış yarım ömürler...

​Ve hemen bir sayfa ötede,
Sürüp gidiyor o maskeli, o yalan canlı yayın.
Bu ağa düşenlerin o umursamaz, o gamsız telaşıyla:

Denizin köpüğüne sırtını dönmüş bir adam,
Kışkırtıcı bir gülüş fırlatıyor boşluğa, kime nispet bilinmez.
Bir başkası, gecenin tam köründe kaldırıyor son kadehini,
Işıkların altında aniden patlayan o neşeyle...

Bambaşka bir sayfada taze bir gelin, o kaskatı duvağıyla duruyor,
Bir diğerinde, kerpiç bir duvarın tam gölgesinde,
Taziyeci bekleyen o beyaz, o plastik sandalyeler...

​Evladının gururunu zamana kazımak isteyen bir baba,
Aşkın cakasından anlık imrenmeler devşiren bir sevgili,
Bir türküde efkarlanıp kendi içine dökülen o tenha adam,
Siyaset öfkesiyle harfleri döven hırslı bir klavye şövalyesi,
Ve o kaba cümlelere sessizce sitem savuran kırgın bir ses...

Hiç bilmiyorlar, vallahi hiç düşünmüyorlar paylaşırken;
O tetiğe basan parmakların bir gün, evet bir gün buz tutacağını.
Düğünde halay çekerken, cenazede ağlarken,
Dünyaya çalım satıp heveslendikleri tam şu an
Zamanın kendi üzerlerine de birden kapanacağını bilmiyorlar.

Ben de aynı çarkın içinde sürüklenip duruyorum işte,
Avucumda donuk bir ekranın o ince sızısıyla...
Kendi ömrüme güya taze bentler çekiyorum,
Kendi yarınlarımın o mağrur, o boş telaşına kapılarak.

Sonra bir parmak dokunuşuyla süzülüp gidiyor yüzler.
Aynı mavi gölge vuruyor çeneme,
Ve bilmiyorum ben de, inanın bilmiyorum...
Kendi son fotoğrafıma
Kaç nefes kaldığını.

Paylaş:
(c) Bu şiirin her türlü telif hakkı şairin kendisine ve/veya temsilcilerine aittir. Şiirlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur.
Şiiri Değerlendirin
 

Topluluk Puanları (3)

5.0

100% (3)

Dijital mezarlık Şiirine Yorum Yap
Okuduğunuz Dijital mezarlık şiir ile ilgili düşüncelerinizi diğer okuyucular ile paylaşmak ister misiniz?
Dijital Mezarlık şiirine yorum yapabilmek için üye olmalısınız.

Üyelik Girişi Yap Üye Ol
Yorumlar
Bu şiire henüz yorum yazılmamış.
© 2026 Copyright Edebiyat Defteri
Edebiyatdefteri.com, 2016. Bu sayfada yer alan bilgilerin her hakkı, aksi ayrıca belirtilmediği sürece Edebiyatdefteri.com'a aittir. Sitemizde yer alan şiir ve yazıların telif hakları şair ve yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Sitemiz hiç bir şekilde kâr amacı gütmemektedir ve sitemizde yer alan tüm materyaller yalnızca bilgilendirme ve eğitim amacıyla sunulmaktadır.

Sitemizde yer alan şiirler, öyküler ve diğer eserlerin telif hakları yazarların kendilerine veya yetki verdikleri kişilere aittir. Eserlerin izin alınmadan kopyalanması ve kullanılması 5846 sayılı Fikir ve Sanat Eserleri Yasasına göre suçtur. Ayrıca sitemiz Telif Hakları kanuna göre korunmaktadır. Herhangi bir özelliğinin kısmende olsa kullanılması ya da kopyalanması suçtur.
Üyelik
Giriş paneli

Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.

ÜYELİK GİRİŞİ

KAYIT OL