1
Yorum
3
Beğeni
5,0
Puan
38
Okunma
Sen o kokunu emanet bırakıp,
İçimdeki o çocuktan kaçıp gideli,
Yüreğim bir başka öksüz kaldı, kimsesiz.
Ve ben tek başıma, o kokunla büyüttüm
İçimdeki o bebeği, senin o buz gibi yokluğunda.
Seni ağladık, seni sustuk, seni sayıkladık biz beraber,
O sessiz soğuk gecelerde...
Seni anlattım ben hep masal yerine, içimdeki o çocuğa.
Ve bıraktığın o emanet kokuyu içimize çekince,
Dalabiliyorduk birbirimize sarılıp o derin uykulara.
Tebessüm ettiğimiz de oluyordu o uykularda.
İyi ki giriyordun, ara sıra da olsa rüyalarımıza;
Ve biz birbirimize bakıp gülüyorduk, "Bak, geldi gördün mü?" diye.
Dedim ya sevdiğim,
Ben tek başıma büyüttüm o bebeği,
Senin o emanet bıraktığın kokuyu içimize çeke çeke.
Tam beş yıl geçti,
Ve baktım ki bir gün, içimdeki o çocuk da firarda sen gibi.
Senin o emanet kokunu da almış, gitmiş yanında seni aramaya...
Günlerce aradım şehrin bütün sokaklarını,
Eşkalini çizdim; mahzun ve hüzünlü çocuğun,
Astım resmini duvarlara,
Altına yazdım senin ismini ve numaranı.
Eğer bulan olursa bir köşede ağlamaklı, içimdeki o çocuğu,
Yani büyümeyen o beni;
Tutar getirirler belki sana elinden tutup,
İnsaniyet namına...
5.0
100% (2)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.