1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
183
Okunma
Kaç yıl oldu? Hiç saymadım
Tek hatırladığım mevsimlerden eylüldü.
Ama ayın kaçıydı... unuttum,
O gün unuttum ben saymayı ben anne,
Dünyaya geldiğim o odada uyurduk kışları hep.
Beni kucağına ilk aldığın o odada.
Çaydanlığı, kömür sobasının üstünde kaynatır,
Yazın avluda, piknik tüpünde demlerdik çayı sevgi yerine.
Akasya ağacı bir başka kokardı,
O kokuyu içimize çeke çeke;
Yer döşeğinden, gökyüzünü seyrederek uyurduk.
Sağ tarafı senindi ,sol taraf benim gökyüzünde,
Yıldızları sayardık, Sen öğretmiştin bana saymayı anne.
On sekizimde düştüm ben gurbete.
Sen özlerdin beni , ben de seni,
Cebimde jetonlarla gezerdim,
Telefon kulübelerinde sıra bekler,
Gün aşırı aynı saatlerde aramasam seni,
Rüyalarıma kızardın bana, biz rüyalar ile konuşur,
Bayramlarda buluşurduk. Ana oğul iki sevgili.
Tren istasyonu , tam kırk dakikaydı yürüyerek,
Duyardın ,oralardan trenin o ince siren sesini.
Tren çaldıkça sirenini ,sen beklemeye başlardın,
Tam kırk dakika, gecikirsem telaşlanırdın,
Bilirdim evhamlı yüreğinin o hallerini,
Yürürdüm o yolu , yürürdüm hızlı hızlı ,
Nefesim kesilirdi tam İğdeli Sokağın yokuşunda.
Yokuş ile hasrette biterdi , sen bekliyor olurdun kapı önünde,
Soluk soluğa , sarılırdık ana oğul iki yaren.
Tam kırk yıl nasıl geçti bilemedim.
Tam kırk yıl , kırk bayram ,
Demledik biz çay yerine sevgiyi,
Kışları kömür sobasında , yazları piknik tüpünde,
Kırk yıllık tencerelerde pişirirdik biz anıları ve hasreti ,
Sana çeşit çeşit çiçek tohumları, fidanlar getirirdim.
Muhabbetimiz tüterdi buram buram saatlerce ,
O, mis gibi kokan, çiçeklerin arasında,
Hani o eski kırmızı telefon vardı ya , çevirmeli.
Üstü örtülü , sonu yirmi sekizle biten,
Kim aradı bilmem o telefondan beni, o gece vakti.
Sanki uçtum da geldim ,bir eylül günü, bir ikindi vakti ,
Eş , dost akraba , toplanmış o kapının önünde ,ağlamaklı,
Minareden yükselen o sela sesinde ismin okundu.
Veda etmeden gidişin bana çok dokundu..
Doğancı Camisinin musalla taşına,
Yüreğimi koydular , üstüne seni,
Yüreğimi ezdiler , bende öldüm o gün.
Gömdüler seni , evin yirmi metre önüne ,
Ben o gün , terk ettim oraları.
Ve ben kaç yıldır hiç gitmedim o eve , hiç sayamadım,
O gün unuttum ben saymayı anne,
Vasiyetim olsun bu şiir,
Ölürsem bir gün , gömsünler beni de ,dizlerinin dibine
Dizlerinin dibinde uyuyayım,
Beraber sayalım yıldızları anne.
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.