2
Yorum
15
Beğeni
5,0
Puan
160
Okunma
Bir sonbahar hüznü geçiyor gözlerinden
Saçlarında savruk bir telaş
Bilirim veballer sırtlandığını anlamsız imgelerden
Tut ki yetişemedim yorgun mesafelerden
Sana susamak güzel nûn kokuyorsun
Gizeminden tanırsın soylu yalnızlıkları
Bilirim arafta kalmış adamlar bildiğini
Yanık bir türkü gibi hasreti dokuyorsun
Kuraklıklar bilirsin kırılmış düşler gibi
Bilirim soğuk sitemler tuttuğunu serin avuçlarında
Hangi felaketin kefaretisin
Kara kışlar dolaşır ömrünün burçlarında
Bilirim imtihanlar bilirsin en ağırından
Bağrında ayaklanan bakışların var
Bilirim umutlara baharlar dizdiğini
Zamanın asıldığı duvarlarda nakışların var
Bilirim ölmüş tefekkürlerden imdat beklediğini
Tut ki gözlerinden sürgün edilmek gibidir
Bilirim geri dönüşsüz terk edilişler bilirsin
Serpilince korktuğunu karanlıklardan
Seninle susmak güzel her düşe inanırsın
Bilirim alnındaki izlerde bir kader çizdiğini
Tut ki beni kan tutar öpsem dudaklarından
Neden her susadığında beni senin sanırsın
Bilirim akşamların Akdeniz akşamlarına benzemez
Bir köy odasında isli demlik bir köşede sessizlik
Bilirim nemli gözlerinde acı uyuttuğunu
Matem sinmiş ninnilerinde ağıtlar yuttuğunu
Issızlığın bağrında bütün düşler kırılmış
Bilirim azaplar çektiğini gün vurunca yarana
Umudu ezdiğim aynalarda sensizlik
Dost görünür açana, düşman olur sarana
Tut ki ben beklemiştim tut ki sen gelmemiştin
Sensizliğin narında kaç kez sınanmalıyım
Belki inat etmiştin belki hiç sevmemiştin
Kaç kefaret ödeyip kaç kez kınanmalıyım
5.0
100% (4)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.