0
Yorum
3
Beğeni
0,0
Puan
22
Okunma
YOL İZİ
Bir şey bilmiyorum ben, kayboldu da yol izim.
Senin ile var imiş benliğim güzergâhım.
Ben hâlâ hayal meyal bedenden ayrı gizim.
Seni işlemiş gergef, sen doluymuş tezgâhım.
Divanda el pençeydim, suskunluğum bu yüzden.
Başım eğik ve mağrur, farkım bu idi közden.
Seni okurum daim lamelifinden cüzdan.
Senmişsin yüz sürdüğüm ulu yüce dergâhım.
Beni karanlık paklar zifir renge boyayıp.
Benim sırrımda yitik, benim bende tek kayıp.
geçen zahir ömürü milyon kere yıl sayıp.
Şafakta tutunduğum senmişsin o sabahım.
Davalı ben nedense, davacısı yine ben.
Narda yanan suyum ben, kavruk olmuş bağrım- ten.
Zikrinle renk alırmış, gül olurmuş her diken.
Yazılmış alın yazım, sensin tek kıblegâhım.
’Ol" Emrin zehre şifa, çözüldü kör düğümüm.
Senden gayrı ne hazın, ne taam, ne öğünüm.
Adını andıkça hep diriliyor da gönlüm.
Rahmetine sığındım, sensin bir tek penâhım.
Yandım küle döndüm de aşkın ateşlerinde.
Bir damla su aradım gözyaşı sellerinde.
Sana çıkan her yolum, hayırların elinde.
Biliyorum bağışla çoktur ceza günahım.
Gece çöker içime, yıldızların sesi var.
Her secdemde gönlüme doğan nar tanesi var.
Sana açılan eller tükenmeyen nesi var.
Her adımı nur eden sensin tek padişahım.
Toprak ana ders verdi, sabrı öğretti bana.
Yağmur rahmet taşıdı kurumuş her fidana.
Bir "Ol" emrin yetermiş bütün kâinatına.
Kapında bekleyen kul, sensin tek kıblegâhım.
Ne makam ne de servet, ne de geçici heves.
Bana yeter adından gönlüme düşen nefes.
Bir an senden uzaklık bin ömre olur kafes.
Varlığımın mânâsı ulu, yücesin şahım.
Kavi der ki sonunda söz denizden bir katre.
Kul aczini anlayıp yönelince Kudret’e.
Canda yolda emanet, varacağız ahrete.
Evvelim de âhirim, sensin yüce Allah’ım.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.