12
Yorum
22
Beğeni
5,0
Puan
129
Okunma

Ciğerlerimde birikiyor vaktin ağırlığı, Havanın en ıssız yerinde düğümleniyor sesim.
Gözlerimi kapatsam dünya, bir toz bulutu gibi dağılacak,
Ben içime çektiğim her hüzünlü nefeste,
Yavaş yavaş, damarlarıma karışan seni soluyorum.
Bir gölge uzanıyor yüreğimin en tenha kıyısına,
Ne sen eksiliyorsun benden, ne bu bitimsiz hasret duruluyor.
Gece, gündüzü ararken ufkun ötesinde kör bir inatla,
Ben kendi boşluğumun içinde,
Durmadan, susarak seni soluyorum.
Geride ne bir ayak izi kaldı,
Ne de bir vedanın soğuk yankısı,
Sadece içimde, kökleri derinleşen o tarifsiz sızı.
Giderken bıraktığın o rüzgâr, şimdi tenimde bir yara,
Dura dura, her nefesle kendimi tüketerek, Seni soluyorum.
Baharın hevesi kırıldı, dallar toprağa boynunu büktü,
Gözlerim yolların bittiği yerde, bir kilitli kapı sanki.
Her kuşun kanadındaki o yabancı, o ürkek çırpınışta,
Kendi sesimden kaçıp, Seni soluyorum.
Zamanın kum saati, pas tutmuş bir mekanizma şimdi,
Ne akıyor an, ne de geçiyor bu hüzünlü vakit,
Saniyelerin o sağır sessizliğinde, tıkır tıkır,
Kendi zamanımı öğüterek,
Seni soluyorum.
Sokaklar mı daraldı, yoksa ben mi bu evrene sığmaz oldum?
Her köşe başında hayalin, aşılması imkansız bir duvar gibi.
Taşlara, toprağa dokunsam parmak uçlarımda bir titreme,
Kelimelerin bittiği yerde, sessiz çığlıklarla, Seni soluyorum.
Yıldızlar ferini yitirdi, ay mahzun, bir dertli gibi bakıyor,
Sanki kainat da benimle yas tutuyor, bir mezar sessizliğinde.
Karanlığın en koyu, en kör dehlizlerine düşen her gölgede,
Bir yıldızın iç çekişiyle,
Seni soluyorum.
Dudaklarımda buruk bir türkü tadı, zehirli bir yorgunluk,
Söylenmemiş tüm o ağır sözler, içimde bir düğüm gibi.
Her hecede, her harfin acıyan kıvrımında,
Mananın ötesine geçip,
Seni soluyorum.
Deniz mi taştı yüreğimden, yoksa gözlerim mi bir okyanus oldu? Dalgalar, kıyıya vuran o hırçın adını fısıldıyor durmadan.
Sonsuz maviliğin, o huzursuz derinliğinde,
Tuzlu rüzgârların savurduğu küllerle, Seni soluyorum.
Bir gün dönsen, tüm yollar silinse, zaman bir anlık dursa,
Kalsak öylece, hayatın ve ölümün eşiğinde, kimsesiz.
Tek bir bakışınla, o mazide kalan eski bir neşeyle,
Yeniden, nefes nefese,
Seni soluyorum.
Belki bir gün diner bu ağır sancı, belki soğur içimdeki yangın,
Belki zaman, üzerimdeki bu isli hatırayı silip süpürür.
Ama şimdi, bu son nefesime kadar, bu kör kuyuda,
Bir ömür boyu, yorulmadan,
Seni soluyorum.
Son bulsa da ömür, mevsimler değişse de ben aynı kalırım,
Bende kalan o derin iz, bir mühür gibi göğsüme basılı.
Dünya boşalsa da her bir köşesinden, yok olsa da varlık,
Ruhumun en kuytu hücresinde, hala, Seni soluyorum.
Cemre yaman
5.0
100% (15)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.