0
Yorum
0
Beğeni
0,0
Puan
21
Okunma
Bir çocuk indi sahaya,
cebinde yoksul mahallelerin rüzgârı,
ayağında dünyanın bütün itirazları;
adı Diego’ydu,
soyadı bir halkın duası:
Maradona.
Top onun ayağında
yuvarlak bir isyan olurdu;
çimler, önünde yeşil bir deniz,
savunmalar yıkılmış birer saraydı.
O yürüyünce tribünler değil,
kader ayağa kalkardı.
Napoli’nin dar sokaklarında
bir aziz gibi taşındı resmi;
çünkü o, zenginlerin oyununda
yoksulların attığı goldü.
Bir şehir onunla öğrendi
başını göğe kaldırmayı.
Bazen eli göğe değdi,
bazen gölge düştü omzuna;
günahı da kendine benzerdi,
zaferi kadar büyük.
Çünkü Diego melek değildi;
insanın ta kendisiydi.
Bir ayağında çocukluk,
ötekinde memleket taşıdı;
İngiltere’ye karşı koşarken
yalnız kaleye değil,
tarihin içinden geçip
bir halkın gururuna vardı.
Şimdi stadyumlar biraz eksik,
çimler biraz daha sessizdir.
Fakat bir top sol ayağa yakışınca
dünya hâlâ onu hatırlar:
“Diego!” diye yükselir göğe
yarım kalmış bir tezahürat.
Ey futbolun asi peygamberi,
ey kusurlarıyla güzel adam;
sen ölmedin,
yalnızca maç bitti sandılar.
Oysa çocuklar topa her dokunduğunda
yeniden başlar Maradona.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.