1
Yorum
6
Beğeni
5,0
Puan
135
Okunma
Güneş çekildi ahşap kapıların yüzeyinden,
Geriye sadece nemli bir yosun kokusu kaldı.
Bir kuzu, annesinin gölgesine sığınırken ürkek,
Rüzgâr, vadideki o son kuru yaprağı çaldı.
Derenin sırtında yürüyen o dilsiz kurbağalar,
Suyun kalbine küçük, ürkek halkalar bırakıyor.
Tepede, çamların arasına gizlenmiş o eski kulübe,
Bacasından yükselen dumanla göğü yıkıyor.
Koyunların boynundaki o pirinç çan sesleri,
Yamaçtan aşağı dökülen serin bir akşamüstü şimdi.
Toprak, yağmurun bıraktığı o ağır izleri emdi,
Suskunluk, bir kaplumbağanın kabuğunda yerini seçti.
Bir çit sarmaşığı tırmanıyor paslı tel örgülere,
Ne bir acelesi var ne de yarına dair bir vaadi.
Gece, dağların arkasından sessizce yürürken,
Karanlık, sadece kuruyan otların üzerine sindi
5.0
100% (3)
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.