1
Yorum
2
Beğeni
0,0
Puan
26
Okunma
Hiçlik kendi dikişlerini söküyor yukarıda,
Yıldızlar, dipsiz laciverde bırakılmış birkaç damla süt.
Bir galaksi dönüyor sessizce kendi ekseninde,
Ne bir başlangıç hevesi var içinde ne de bir son muştusu.
Işık, milyar yıllık yollardan bükülerek geliyor,
Toz bulutlarının arasında kuruyor zamanın yaş gözü.
Bir kara delik, sönen bir güneşin ağırlığını yutarken,
Sükût, evrenin ağzındaki o tek ve büyük kelime oluyor.
Gezegenler, karanlık denizde yüzen dilsiz sandallar,
Ne bir iz bırakıyorlar arkalarında ne bir gölge.
Kozmos, kendi kendine fısıldayan devasa bir yalnızlık;
Işıyor, sönüyor ve eğiliyor o muazzam dengeye.
Hesabınıza giriş yapın ya da yeni üyelik oluşturun.